Hafifçe değip geçti bir
Kırlangıç uçuşu gözkapağıma
Eldivenli bir el bu
Anıların arkasına giriyor kalan
Bir bakış
ya da bir yüz buruşturması
Parladı güneş
Sen uykusuzluk nedir bilir misin
Tırnaklarınla yastığını parçaladın mı
Gözlerini tavana dikip
Düşündüğün oldu mu bütün gece
Ve bütün bir gün
Belki gelir ümidiyle bekledin mi hiç?
Devamını Oku
Tırnaklarınla yastığını parçaladın mı
Gözlerini tavana dikip
Düşündüğün oldu mu bütün gece
Ve bütün bir gün
Belki gelir ümidiyle bekledin mi hiç?




şiirin bendeki versiyonu şu şekilde, çeviri halil gökhan'a ait..
bir bakış
ya da bir yüz buruşturması
parladı güneş
aynada artık eskisi gibi değil
atla geçiyor bir bulut
rüzgar geçiyor onu koşarak
gözün üstündeki bir gölge canımı sıkıyor benim
kayıp gidiyorum bir kabusun içinde
bir gülümsemeyle belirmiş
kara maske
ve bağırıyor beni sürükleyen kişi
daha iyi ya da kötü olabilirdi o
öyle gülüyorum
yalnızca ben varım avluda
soluk bir manto dalgalanıyor çatının üstünde
deliklerle dolu
ve çağırıyor beni biri
hafifçe değip geçti bir
kırlangıç uçuşu gözkapağıma
eldivenli bir el bu
anıların arkasına giriyor kalan
ama yine de tutabilirdim ben burada olanı
eğer sen hep arkana bakmasaydın
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta