Kaç parçamız var canımıza can sunan?
Ne kadar güç getirebiliriz ağırlıkların ardından?
Mesela nasıl haykırır acılarımız bağırmadan?
Sukunet ne zaman sessizliği yok sayar?
Elbette bu kaosu başlatan son hamleyi oynar.
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Merhaba küçüğüm; çıkmaza uğramış şiirim senin de deyiminle çıkacak bir delik bulamadı ;) en iyisi o orda çamura bulansın, bizde özümüzü gün ışığında buluşturalım... haydi gel, özünü özümle aydınlık bir dünyada yarıştır :)
Canımıza can sunacak olan parçalar hani nerde? Ağırlıkların ardından getirebileceğimiz güçler mutluluğumuzu götürmesin bizden. Mesela sussak, ve haykırsa birilerine acılarımız derinden... Sükunet=sessizlik o da eşittir yalnızlık kokmasa mesela her yerinden. Bir tarafı mutluluk olsa bu kaosun ve sessizliğimizde hamlemizi yazan kahramanı olsa bu oyunun. Merhaba ilham kaynağım:)
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta