Gidiyordun
Ben ise arkana bir kere dönüp
Bana doğru koşmanı…
Hiç bu kadar asılı kalmadı ellerim hava da
Ve hiç bu kadar gözlerim dalmamıştı
Her adımda küçülüp giden vuslata…
Saliseleri kovalıyordu geri gelmeyecek zaman
Oysa gözlerimde idi gözlerin
Saliseleri saatte böldüğüm anlar…
Ankara’ya bir kamyon dolusu anlam kazandırmıştık
Alışık olmadığı kadar, dolusu ile aşkın
Ya da benim adım aşktı
Ankara’ya nefesimi hissettirdiğim zaman…
Yanıyordu en asi yanım ile düşüncelerim
Kalmak istiyordu
Aşktan öteye geçmek istercesine
Ötesi kalmamıştı artık,
Gidiyordun
Ben ise arkana bir kere dönüp
Bana doğru koşmanı…
Ayrılık gidenin renginde mi vardı?
Bir kum tanesinin güneşe küskün sarılığı gibi
Gözlerinde ise çimenin arkasında saklanan
Bir çiğ tanesi gibi saklıydı yaşların
Oysa ağlamak bir onurdu, vedâ idi yaşanan…
Hiç bu kadar uzun olmayacak bir daha
Zaman
Ve sen zamansızlığım da
Tüm yaşamım olacaksın
Farkın da bile olmadan…
Son bu ayrılık
Ve sende yükünü al mevsimin
Adını koyamadığım
Sonbahar…
Kayıt Tarihi : 15.10.2006 01:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gün doğuşunu izlemek Ankara'da ve sevgili ile aynı havayı solumak Ankara'da... Bu kadar güzel olurdu bu şehir sen içinde olduğun sürece... 14.10.2006




Bir kum tanesinin güneşe küskün sarılığı gibi
Gözlerinde ise çimenin arkasında saklanan
Bir çiğ tanesi gibi saklıydı yaşların
Oysa ağlamak bir onurdu, vedâ idi yaşanan…
Hiç bu kadar uzun olmayacak bir daha
çok duygulu bir şiirdi..yüreğinize sağlık..
Daha bize bir bilsek bir bilsek
Ne sorular sorulacak
Gidenler mi kalanlar mı
Ak denilen yalanlar mı
Ne güzeller görülecek
Belki bütün şehirler
Bize güzel görülecek
TÜM YORUMLAR (4)