Sol Kırımgâhım Şiiri - Abdulkadir Bostan

Abdulkadir Bostan
51

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Sol Kırımgâhım

içinin ormanlarını budayan adam
aşkın ellerine, sevmeyi unuttuğu kadının günahımsı yüzünü çizdi
ve harflerini toplayarak şiire veda etti kendini…

sevgi; bölünerek çoğalmaktır, sevgilinin sol kırımgâhında
aşk ise; ilahi boyutlarda aklını kalbin havanında dövmektir demişti, ölü bir dostum…

I-
döküldükçe içime, dünya
bulanıklığımı olukluyor zaman
sıvı renklerin gölgemsi geçişlerinde
su grisi bir gök düşerken saçlarımın toprağına
“gök yaşını döküyor tanrının avuçlarına” Diyor, bir dili lâl sufi

yaşam iblisi
ölü hayallerden yontma yorgun yüzlü bir aşk maskesi çizerek kendine
ötekilerin aynasından devşirdiği buzul lavlar peydahlıyor ruhuma
ve kırıntılarımı bölüp, içimdeki leşe makyaj yaparak
“aşk ölümsüzüsün” diyor, “ölmeyecek miyim” diyemeden
“bak dünya ne güzel dönüyor” dercesine boşluğundan vuruyor aklımı

ve biz
derin uykuya dalıyoruz sevgili / her gün-boğumu sonrası…

II-
-ah ve gün/ah
ey! sevgili
içimin yarısı, olağan hayaller mezarlığı
diğer yarısı, küllerinden doğan aşkı öldürüp kendine kaçan berduş...

insan d/olgum
yirmidört dışı çürük zaman kovuğunda
yönsüz adımları yalpalanan cehennem gömüğüm
ölmekten yorgun düşmüş binlerce yaşam sırtlarken bedenimi
dün sancısı kırıyor kanatlarından /gökyolumun koşucularını
kadranım uçurum
dışım ah
içim günah…

durulgan bir mevsim ayazında
soğuğun kemikleri içimde titrerken
gözlerimden akıyorum egomun kör uçurumlarına
kalp yordamı ile öldürdüğüm dualarımı
tanrının avuçlarına taşırken fil ayaklı karıncalar
biriktirdiğim gün tortusu
ve musalla kadar yalnızım
içimin kor ayazında…

III-
-an ve zaman

ah! Yâr
biz seninle
dalların uzak kıyısına konmuş
sancımaya korkan
iki ayrı yaraydık…

zaman kadar uzun
an gibi kısa saçlarına günah çiçeklerinden taçlar taktığım / mevsim taraçanda
duygusundan vurulmuş bir kumru gibi
ezberimde unutarak uyuduğum gözlerinden uyanıyorum
gecemin sabaha çalan kıyısına
biraz mavi
biraz yosun kokuyor dünya
ve çokça sen…

sen ve ben
bir yağmur damlasının küçücük rüyasına yağdıkça
içimizde göle dönüştük
hep aksımıza düşen yüzlerde öldürdük kendimizi
ve gün dönencesi
şimdi yokluğun esmer siluetler dövüşü
yürek çatlaklarımdan düşüp duran…

IV-
aklımın tersiyle ittiğim aşka düşüyor sol kırımgâhım

günahın kalbi gibi /yardıkça
içinden kalbim çıkıyor

ve çekip gidiyorum seni / ilahi aşkın sonsuzluğuna
ölü bir şair’ın adımları ile...

Abdulkadir Bostan
Kayıt Tarihi : 19.5.2015 16:59:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Taylan Uzar
    Taylan Uzar

    Musalla kadar yalnızım
    İçimin kör ayazında .....ama yinede
    Gecemin sabaha çalan kıyısında
    Biraz mavi
    Biraz yosun kokuyor dünya
    Ve çokça sen......
    Herşeyden bir parça ....

    Saygıyla esenlikle üstadım...çok güzeldi ..

    Cevap Yaz
  • Ahmet Erdem
    Ahmet Erdem

    Dört ayrı şiir olarak bile düşünebiliriz ama dördü de birbirinden güzel.

    Şiire doyurdunuz akşam akşam.

    Tebrik ederim.

    Cevap Yaz
  • Ahmet Erdem
    Ahmet Erdem

    Çok şiir çok.

    Cevap Yaz
  • Veysel Toprak
    Veysel Toprak

    " zaman kadar uzun
    an gibi kısa saçlarına günah çiçeklerinden taçlar taktığım / mevsim taraçanda
    duygusundan vurulmuş bir kumru gibi
    ezberimde unutarak uyuduğum gözlerinden uyanıyorum "

    Kutlarım değerli şiiri ve yazan yüreğinizi
    Sevgi ve saygılarımı sunuyorum

    Cevap Yaz
  • Toofân Nn
    Toofân Nn

    Okudukça açılan
    Bazı mısralar üzerine çok düşünülecek ve yazılacak kalitede bir şiir.
    Bu kalemin kelamı özel
    Saygılar

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (5)

Abdulkadir Bostan