Aşık olanın çığlığını, hiçbir şey dindirmez,
Şaşkın olur da niye bu hale geldiğini bilmez.
Kalbinin sesini dinlerken,hiç kimseyi görmez.
Alevler tırmanırken gökyüzüne,
Tutsak olmuşuz hayatın cilvesine.
Esip geçen rüzgâr ateşin nesine?
Şimdi kalk, düş mutluluğun peşine.
Her gün, düzenli olarak bir doz ağlıyorum.
Senden bana kalan tek yadigâr, gözyaşlarım oldu…
Suskunluğum her şeye çare diye düşünüyorum bazen.
Çare olsa da… aslında hiçbir şeye çare değil.
Aşkın narına yandım,
Canımı cananıma adadım.
Ömrüm geçip gitti adım adım,
Bir gün cananıma doyamadım.
İçim kıpır kıpır seni severken,
Oysaki ne çok sevmiştim ben seni…
Aklıma geldiğinde adın, gözlerin,
bedenim titrerdi…
Sen de safderun,
Çığlık atmak için bir sebep mi aranır,
Hayatımızın acısı maalesef gitgide katlanır…
Yalnızca içimizde kalan umutla kalp dayanır,
Umut tükenirse, tüm kapılar yüzümüze kapanır.
Çılgın günlerde oldu durgun günlerde,
Değer değecekse verilmeli,
değmiyorsa oradan gidilmeli.
Gidemiyorsan eğer, beklemeli;
başaramadıysan artık ölmeli.
Demek ki:
Deniz midir beni benden alan,
Eski günler mi gönlümü kıran,
Neye gönül verdin, eyy can,
İnsanmış her şeyi eden talan,
Zaman hariç her şey yalan.
Dalar gider gözlerim uzaklara,
Ebedî olan hayata umutlarla.
Ruhum çok ağır gelir omuzlara,
Ya Rab, sen hidayet eyle biz aciz kullara,
Aman deyip el açıp candan yalvaranlara.
Senin yokluğun, varlığından güzel.
Keşke gerçekten varlığın olsaydı özel.
Sanma ki bu fakir düşündüklerinden bihaber,
İnkâr etsen de bu gönle gelir gaipten haber.
Sen, “sen” dedim gönlümle, seni diledim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!