Hayatın ortasından bakıyoruz bu şehre
ne kalınacak bir yer ne duracak bir zaman
açılmış kanlı bir gül güneş koynunda ufkun
tutup da hülyaların o işveli yüzünü
kıpkızıl gövdesiyle perdeliyor asuman
her neye elimizi atsak yarım yaralı
yorulmuş tebessümler asılır yüzümüze
boşluğun kıyısında sanki durduk duralı
hatıralar içinde erirken ömür dağı
mahkumuz ikindiye yaslanan bir gündüze
bu kapı aralanır arkasında ne varsa
görür mesafeleri aşarak gözlerimiz
ve şöyle bir sıyrılır tenimizden ruhumuz
hayatın bağlandığı pamuktan ip koparsa
kayarsa zemin diye üstünde durduğumuz
perçeminden kavranan ince, zayıf nefesler
ısırılmış elmanın sancısı göğsümüzde
kabil'in yüreğinde boy veren haset otu
ve yaşamaya dair ürpertici hevesler
artırır tepinmeyi gün be gün üstümüzde
telaşa hiç mahal yok durulacak bu nehir
kaynayan deli kanlar bu eşiği aşacak
sisli bir anı gibi el sallarken bu şehir
sürurla gezdiğimiz bu yaz bahçelerinde
adımızı unutan adımlar dolaşacak.
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 10:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!