Sıvasız duvarlar ahengini bozmaz soğuğun.
Ortamı ısıtan; zemheriye kafa tutan sıcacık sohbettir
Kar, kış, boran vardır dostlukta.
Hele bu yiğitler için yazılan kelamdır.
Kalsın hele bir, öncelikle akılda:
Sırrın sır olduğu, adamlığın konuşulmaya hacet olmadığı
Gözyaşının köprü kurmadığı, çekimserliğin hayat bulmadığı.
Evlat kadar sevdiğin, nasıl derler ahiretliğin…
Ne öfke duyarsın ne de kin.
Her şeye söyleyecek vardır sözün lakin,
Ben sana zaten demiştim, diyemezsin.
Aklında hep vardır bir meşgale
Yaksan kendinde, yüreğinde varsın hep;
Pare pare yegane
Planlar değişir, davetler değişir tek sıkıntısıyla
Oracıkta yanında bulursun o derin kaygısıyla.
ilk yardımı öğreten;Sağlık dersi değil
dosttur aslında
Ruhlar âleminde ettiğin tebessüm,
Gözyaşına şahitlikte çıkar Aslında bu fani dünyada
Dost dediğin;pazarlık bilmez
Fazlasına alır mutluluğu da acıyı da.
Kaç yıl, kaç ay, vade yoktur gardaşlıkta.
Mezar vade az kalır;
Ahirettir yolun son helalleşmekte aslında
Ne ses tonu ne mimik…
Ne duymaya ne de görmeye hacet.
Zatı söylediyse doğrudur,
Ne gerek var yalandan yemin et
Nice tabutlar omuzlanır, nice dertler aşılır
Ağladığın omuz aslında nefes aldığın yerdir.
Söylesene Dost dediğin sanki kaç arşındır
Gün gelir, son küreği atan aslında
Yapayalnızdır.
Kayıt Tarihi : 31.1.2026 02:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!