Ölüm bir sır değil, vuslatın ilk nefesi,
Toprak sandığın yer, sonsuzluğun bahçesi.
Bir gün herkes varacak o sessiz menziline,
Kalan yalnız iyilik, yazılan kalp diline.
Korkma ecel kapını gece vakti çalarsa,
Rahmet denizi taşar, bir kul “Allah” derse.
Bir kefene sarılıp çıkacağız yollara,
Mezar dediğin nedir? Açılan bir pencere…
Güneş nasıl batarsa yeniden doğmak için,
İnsan da ölür elbet sonsuza varmak için.
Çürür beden toprağın sabırlı koynunda,
Ruh dediğin kuş olur, uçar arş boyunca.
Dünya bir handır yalnız, yolcusuyuz bir gece,
Ne saltanat kalıcı, ne de altın taç yüce.
Bir Fatiha bırakan bin saraydan üstündür,
İnsanı diri tutan ardından söylenendir.
Bir gün tabut omuzda ağır ağır yürürken,
Belki bir yetim ağlar sessizce bir köşeden.
İşte o an anlarsın ne kaldı bu dünyadan;
Bir hoş seda, bir dua, bir de temiz vicdandan.
Kayıt Tarihi : 24.07.2026 03:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!