Sordun mu toprağın taşın
Sebebini bunca yaşın
Neler yaşanır bilirim
Söyle kim senin sırdaşın
Ben her nefes soludukça, yolculuk sürüp gitmekte,
Adımlarımı attıkça, sayılı soluk bitmekte.
Ayaklarım yol almıyor, yol alan benim yüreğim,
Menzil nerde bilinmiyor, farkında olmak dileğim.
Durmam artık bu şehirde,
Ben de çekip gideceğim,
Gözüm kalsa da geride,
Geriye dönmeyeceğim,
Sen gittin gideli, bilsen ne oldu,
Evimin direği, yıkıldı gitti,
Gözlerim buğulu, yaşlarla doldu,
Umutlarım vardı, tükendi bitti
Herkesin bir davası var
Kendince bir kıssası var
Dava ne diye sorarsan
Diyecek ki sırası var
Diyarbekir toprağı, adam dik adam verir,
Sıcak kanlı insanı, bakınca buzlar erir,
Taşını bir yoklayın, taşı bile şefkatli.
Böylece kötülüğü bir bir yere devirir
Her günüm acı elem, güneş doğmuyor bana,
Bitmeyecek mi çilem, şansım yom aşktan yana,
Beni anlamıyorlar, beni hiç duymuyorlar
Bırak ben gayri ölem, artık girmem dünyana,
Mutluluk nedir bilmem, alıştım darbelere,
Dolaşma orda burda, sana kimse bakmasın,
Ben yaktım yüreğimi, başka biri yakmasın,
Gözlerini tembih et, şimşek gibi çakmasın,
Şikayetim yok benim, mutluyum bu halimle,
Yakabildiğin kadar, yak beni ateşinle,
DÖKERİM KARA KALEME
Yaptıklarım her ne varsa,
Birer birer sorulacak,
Davalı hazır olursa,
Yüce divan kurulacak.
Bir dost tanıdım metin mi metin
Önemi yok yanında servetin
Onda gördüm ınsanlığı kıymetin




-
Sema Sefa
-
Atila Yalçınkaya
-
Ömer Yalçın
Tüm Yorumlarsüper bir dörtlük çok beğendim maaşaallah
Yürekten kopan bir fırtına imiş, şiiriniz.
Herdem arar babamızı yollarda gözlerimiz.
selam ve dua ile
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.