(İsyan)
Beni umudumla baş başa bırakın…
Çocuklarım var içinde, dokunmayın.
Solup gitti bedenim, bir çiçek gibi,
Katilimsiniz, bari sorgulamayın.
Sesim gelmese de kulağına,
Adım düşmese de dudaklarına.
Bir ihtimal gibi taşırım seni,
Umuda yaslanır, hasretini çekerim.
Ben seni uzaktan da severim.
Alırsam elime tekrar kadehi,
Şerefine içerim
Gıyabında...
Düşersen dost meclisinde aklıma,
Sevda, matematik değildir
Olasılık tutamazsın
İhtimallerle sevgi gemisini yürütemezsin.
Sevda bir nakıştır.
İnce ince batırıp,
Mardin’in taş duvar evleri gibisin,
Güneş bile tenine vurunca utangaç...
Esmerliğin geceyi kıskandırır, sessiz ve asil,
Gözlerin… iki büyük sır, içine düşen kaybolur bunu bil.
Bir bakışın var, Mezopotamya kadar eski,
Hâk vardı, hukuk vardı.
Yol vardı, yordam vardı.
İki eşit parçada bile,
Bir nizâm vardı.
Babanın oğlunun üstünde,
Bir hakkı vardı.
Hani bu gitmeler var ya,
Terkedilişler...
Elden bir şey gelmemesi,
Sevdiğinin yıldız gibi kayıp gitmesi...
Tek bir söz yeterdi belki;
"Gitme kal"...
Geldim bir kısa konukluğa,
Ömür denen zamanı tüketiyorum.
Kısa pantolonla gezdiğim çocukluğa,
Geçen giden yıllara imreniyorum.
Kaderime tasma takmışım,
Toprak saracaksa birgün bizi,
Toprakdan önce biz saralım birbirimizi...
Azrail geldiğinde gülümseyerek
Yürüyelim ölüme...
Ellerimiz kenetlenmiş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!