Simya Nuran Aksoy Şiirleri - Şair Simya ...

Simya Nuran Aksoy


— Söylesene yolcu,
ölüm nasıldır, nasıl ölünür?
Hani belki feyz alırız, bir hazırlık yaparız.

— Yolcu dedi:

Devamını Oku
Simya Nuran Aksoy

Tozlu raflarda on yedi merdivenin
tozu silinmeli dediler
Kim benden ne çaldıysa geri versin
Sahibi olduğum için değil hani
Emanetçiyim şunun şurasında
Elçiye zeval olmaz bilirim

Devamını Oku
Simya Nuran Aksoy

Mazi kör düğümlü bir urgansa bakma
Yere düşen aylar misalidir ömür
Aylar ki ayık gezen bir Firavun gibi
Asiye affeder tüm Firavunların gölgesini


Devamını Oku
Simya Nuran Aksoy

İncir'e ve Zeytin'e and olsun
Kalbine talibiz
telli duvaklı bir kızın
Lidya'dan Ninova'ya
Papatyalardan bir taç giydirmeye
Buğday başaklarına

Devamını Oku
Simya Nuran Aksoy


Bir zamanın külfeti duruyor üstümde, Fa
Sıla'nın özlemi özünden ırak olmakmış
Nerde bir gurbet görsem gözünden tanırım;
bedenin ülkesine uzak durmuş ruhun
Eksik kalan durur yalnızlığında

Devamını Oku
Simya Nuran Aksoy

Sîneme düştü yine gizli bir ateş o ışk
Ruhuma doldu gece nûr ile hem-dem o ışk

Bir nazarın eritir dağ gibi benliğimi
Bir damlaya sığar mı bahr-i muazzam o ışk

Devamını Oku
Simya Nuran Aksoy



Ben Sho-Na
Böğründe oturan öküz
Karanlık ikizin
Işığını büyüttükçe küçüldüğüm

Devamını Oku
Simya Nuran Aksoy

Çölün ortasındaki seccademdir ıslanan
Kumların üstündeki ayağımdır tozlanan
Mihrapsızım oysaki direksiz gökyüzünde
Birkaç dosta sahibim sonsuzluğa uzanan
Çölün ortasındaki seccademdir ıslanan
Göğsümün ortasında kandili ile yanan

Devamını Oku
Simya Nuran Aksoy

Bırakıyorum
Beni ağırlaştıran ne varsa
Kaldıramadığim ama
Surüklemek durumunda kaldığım
Bırakıyorum
Beni kendinde ağır hissettiren

Devamını Oku