Dolup taştım Senle Yarab
Bu dilime yansıdı
Tesbih sade dilde değil
Ruhun özünde saklı
Yorgun dizelerimi yazmak istemedim hiçbir kağıda
Virgülleri eksik tümceler de kurmak istemedim
Soru işaretlerinin hepsini ters çevirdim
Sevda panayırından geçtim
Almadım bir kadeh su
Allah'ın aşkıyla yandım
Söyleyin yetmez mi bu?
Bir kavanozun dibinde saklı altın değil,
ateşle konuşmayı bilen tozsundur sen.
Bakırın sabrını,
Ben Sho-Na
Böğründe oturan öküz
Karanlık ikizin
Işığını büyüttükçe küçüldüğüm
Bırakıyorum
Beni ağırlaştıran ne varsa
Kaldıramadığim ama
Surüklemek durumunda kaldığım
Bırakıyorum
Beni kendinde ağır hissettiren
İncir'e ve Zeytin'e and olsun
Kalbine talibiz
telli duvaklı bir kızın
Lidya'dan Ninova'ya
Papatyalardan bir taç giydirmeye
Buğday başaklarına
Bir zamanın bitkinliği duruyor üstümde, Fa
Sıla'nın özlemi özünden ırak olmakmış
Nerde bir gurbet görsem gözünden tanırım
bedenin ülkesine uzak durmuş ruh
yerine koyduğu hiçbir şey yerini doldurmazmış




-
Hikmet Çiftçi
Tüm YorumlarÇok çok güzel. Hem de çok çok çooook güzel.
Ne kadar rahat ve etkileyici bir anlatım. İnsan okudukça şiirin büyüsüne kapılıyor. Bir daha, bir daha okuyorsunuz.
Kastedilen aşksa nasıl bir aşktır, özemek mi, yoksa çok sevilen birine bir ithaf mı? .. Geçmişte yaşayan ve yaşanan kişi ve olay ...