Yollar mı daraldı, iz mi silindi?
Yalancı sözlerle, avutma beni
Anılar mı gitti, yüz mü silindi?
Yabancı gözlerle, avutma beni
Yükün ağır olsa, sabretmeyi bil
Gözünden süzülen, yaşlarını sil
Kötü söz söylemez, edep bilen dil
Nefse kul olup da, bozma tövbeyi.
Elini uzat ki, bir yetim gülsün
Dipsiz gece
Dikenli yolumu, katıp önüne
Bakmadım ömrümün, bitmez dününe
Hesabı bıraktım, mahşer gününe
Geldi geçti
۩۞۩
Mavi gözlerinde muhabbet buldum
Sandım ki önümden nur geldi geçti
Şaşırdım yönümü divane oldum,
Efsundu ruhumda sır geldi geçti
Elif ba der başlarız, İslami tanımaya
Aşkı öğretir bize, kur’an dır rehberimiz
O öyle bir aşktır ki, sevmelere doyulmaz
Karanlık çöktü gar'ın, bütün gişelerine,
Umutlar biriktirdim, gönül şişelerine.
Gözyaşıyla ıslanan, yastık köşelerine,
İsyanımı bıraktım, anlamıyor' mu ? sandın.
Dertler sanki bir yumruk, boğazıma çaktılar,
Gözünü kırpmadan, ölüme koşan
Bentleri geçerek, dağları aşan
Her karışı kanla, yıkanıp coşan
Dalgalan göklerde, şanlı bayrağım
Sessizce (beyit)
Fanidir ki bu dünya, sen aldanma şanına,
koşarsan kazanırsın, rahmetin her anına.
tartmadan kelam etme, dil yarası derindir,
SOLMAYAN GÜLÜM
Dilimde mühürlü, bin bir sözlerim
Aklından geçeni, okur gözlerim,
Yıllardır yolunu, öyle gözlerim,
Çağırsam yanıma, gelirmisin yâr.
SONBAHAR
Sonbahar yağmuruyla, çöker içime hüzün
Efkarlı bulut gibi, ağlamaklı olurum.
Gün gider gölge gelir, geride kalır yazın.
Buğulanır gözlerim, uzaklara dalarım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!