Mevsimler değişir, kış olur bahar,
Gülümün bağına, erken düştü kar
Benim şu gönlümde, bitmez ahu zar.
Silmekle kurumaz,gözümün nemi
Gözünü kırpmadan, ölüme koşan
Bentleri geçerek, dağları aşan
Her karışı kanla, yıkanıp coşan
Dalgalan göklerde, şanlı bayrağım
Sessizce (beyit)
Fanidir ki bu dünya, sen aldanma şanına,
koşarsan kazanırsın, rahmetin her anına.
tartmadan kelam etme, dil yarası derindir,
SOLMAYAN GÜLÜM
Dilimde mühürlü, bin bir sözlerim
Aklından geçeni, okur gözlerim,
Yıllardır yolunu, öyle gözlerim,
Çağırsam yanıma, gelirmisin yâr.
SONBAHAR
Sonbahar yağmuruyla, çöker içime hüzün
Efkarlı bulut gibi, ağlamaklı olurum.
Gün gider gölge gelir, geride kalır yazın.
Buğulanır gözlerim, uzaklara dalarım.
Edirne’de başladı o hünkarın hayatı,
On dördüncü asırda, doğdu Sultan Mehmet han.
Cihan imparatoru, savaşmaktı zanaatı,
Zehirler akıyor, tatlı balından
Hileyle örülmüş, yola kapıldım
Doğruluk bekledim, eğri sözünden
Dikeni gizleyen, güle kapıldım
Kaderin sillesi, yüze yetmiyor
Aşkın ateşine düşmeyen canı,
Hakk’ın yolunda akmayan kanı
Unutup gidersem ana vatanı,
Dallarımı kırıp söksünler beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!