Ben Kimim?
Ölürken büyükler çocuklarına miras bırakırlar. Şiir de benim en değerli mirasım.
Evet, babamdan bana kalan bir sevdaydı şiir tutkusu...
Onu yüreğimin en güzel yerlerine konuk ettim hep.
Ümit Yaşar Oğuzcan'ın dizeleriyle tanıştığımda, dokuz yaşındaydım.
Çok şair severim, takdir ederim, ama Ümit Yaşar Oğuzcan'ın yeri ayrıdır bende.
O bana, babamın en büyük hatırası...
Bu yüzdendir; dizelerimin ona benzemesi, aşklarımın hüsranla bitmesi,
Ve ondandır; Ümit Yaşar Oğuzcan'in 'Sevgiliye Ulaşamayan Mektuplar'ı edasındaki hüzün kokan sevdalarım.
Dostlarım; 'Şiir gibi kadınsın' derler bana.
Kendimce; gecenin karanlığına, gökyüzünün tüm yıldızlarına yakışırım en çok.
Dolunayla parlayan, yüreğiyle konuşan sessiz bir şairim desem de,
Şair olmak ne haddime! ..
Bendeki tüm sevda sadece şiire...
Yazan; Çok uzaklardan, şiirle konuşan sessiz bir şair...
Eserleri
Biraz da Duygusallıkla Öpüşen Hüzün (2003- Bilge Karınca Yayınları)
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!