Mekân mı eyledin gurbet elleri
Bekleme sevdiğim tez gel sultanım
Yaralı yüreğim gözler yolları
Sıyrıl kabuğundan ez gel Sultanım
Bulaşma gurbete dönüş zor derler
Ne sevdiğin belli ne sevmediğin,
Salağa benziyorsun sen tıpatıp.
Köyün girişinde suyu içilen
Yalağa benziyorsun sen tıpatıp
Heey dost buralarda bulanmış sular,
Garibân âhıyla yanar kuyular
Zalımın eline dolanmış yular,
Boyuna geçirilmiş ipler gördüm
Silinmiş edebin âdâbın izi
Deli yüreğimde sultân bulduğum
Gözüm gönlüm kelebekten ayrılmaz
Namaz Allâh için kurbân olduğum
İmân İhlâs bu milletten ayrılmaz.
Kimsemin umrunda değil hiç'liğim
Nasıl anlatayım bilemiyorum
İnsan sıfatında ham'dan tiskindim
Dünyayı verseler sevemiyorum
Aynı dünyamdaki candan tiksindim!
İçimde bir haykırış var dinmeyen
Her gecenin örtüsünde
Her ömrün bir törpüsünde
Her kışın kör köprüsünde
Titreyen ilkbahar vardır..
Bir fidan büyür gider
Dalları bayram eder
Hakkını kimler öder
Toprağı öpenlerin.
Arşın âsâsı yetti
Ne göklere sığar ne arşa sığar
Ne dünyaya sığar ne marsa sığar
Benim naciz cismin bir arza sığar
Nice insanlardan sıcaktır toprak..
Sormuyorlar dizlerinde fer varmı
İkrâm kelimesi ne güzel ! hoştur
Gönül kazanmaktan gayrısı boştur
Ayyaşlardan bile daha sarhoştur
Toprak içtiğini geri vermiyor.
Kel'in görünmesin bere düşmeden
Âlem mahlûktur zıddıyla
Yoksa bu çark nasıl döner
Revân olmazsan sıdkıyla
Gittiğin yol başa döner.
Mevlâm rahmet sağlamasa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!