Şeyma Kıran Şiirleri

15

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Şeyma Kıran

başlamalar gibi bitişlerde başa dönermiş sona erince.
her şey ve bu hayat
yalan olmalıymiş çünkü ağladığında kendimi izliyorum demiş gözyaşi
heryana dağılmışları toplamak zaman alıyormuş
zarlar düşeş gelmiyor.karşı taraf hep kırıyormuş
girizgahta sorun var

Devamını Oku
Şeyma Kıran

çiçekli bir yaz akşamı anılarıyla
yaseminler bakışıyor begonyalarla
neyin gerçek olduğu kokudan aşikar
beklemekteyim.
bu bitmez leylada derdimden kim haberdar

Devamını Oku
Şeyma Kıran

yarım bırakıldık biz..
ne korkmadan sevebildik birilerini,
ne de içimizi kemiren acıları susturabildik.
her sevişimiz eski bir susuşun haykırışı oldu.
yarım bırakıldık biz.
o kadar aciz kaldık ki herkese sorduk

Devamını Oku
Şeyma Kıran

Evler var
içlerinde naftalin kokan geçmişler kaybolmuş.kim ne derse desin yalanda olsa naftalin kokar,ve arada bir tekrar tekrar yaşanır en güzel yerleri mükemmelleştirilerek.
evler var
içlerinde acılar
bir adamın içki kokan ağzı söver yüreğini.tokadı kaderin mi yoksa acizliğin elleri mi atmış bilemezsin.
bir çay bardağına dizilir hayallerin,demi fazla gelir acıtır yüreğini.

Devamını Oku
Şeyma Kıran

susmak daha kolaydı yarın nolcağını bilmediğin hislere
unutmak daha zor olsada saat biri vurmadan çıkıyor
bir önceki günün yanlışları yüreğine..
uzak gelen sevdalar yanında bitiveriyor
ve bazen en yakınından başlıyor uçurumlar
şimdi herşeyi silmek zor!

Devamını Oku
Şeyma Kıran

aklıma düştüğün zaman..
sana dalıyor arzularım.
ellerim ellerinde terlesin istiyorum.
eğer vakitsizse seni yaşıyorum en baştan.
yokluğunda bir varoş büyüyor yüreğimde..
sarılırsan

Devamını Oku
Şeyma Kıran

'Yalan' ilk ne zaman başladı unuttum.Ani gitmelerdeki tüm 'kendine iyi bak'lardanmı kalmıştı dönüş ihtimali bekleyen ve durmadan kendi kendimize yinelediğimiz ve 'yalan' olduğunu bildiğimiz 'yalanlar'!
Memnunsuz ihtimallere yükleyip son sözleri,gözkaçırışların soğuk ensesini okşamakta 'yalandı' belkide.Tüm belkiler,galibalar,sanırımlar 'yalan'ın önüne koyulmuş gardlardı.Söyleyemiyorduk.Söylesek saçma muhabbetlere meze olurdu en derin ve hala bakire 'Yalan'larımız.Susamlı simitin susamlarıda 'yalan'dı.O yüzden sevmedim hiç çaya yakışan susamlı simiti belkide.içime içime doldurup bütün belirsizlikleri; felsefe hipotezleri gibikatmerleşiyor ve büyüyordu 'yalan'larımız...
İlk anımızda 'yalan'dı.Hala saat takmam,6 yaşımın bir öğle sonrası durdurduğum zamanımı yalanlamamak için.Oysa tüm akreplere romen rakamının üstündeler diye-özellikle iki romen rakamı arasında kalanlara-gıcık olur,yelkovanların dakikalarına göre ayarlardık geçkalışlarımızı..'Yalan'dı çoğu zevk alıyormuş gibi yaptığımız masa başı sohbetleri,içimle daha çok konuşurken araya taşan; basit 'kabul' ve 'anlıyorum' gibi onay sözcükleri..Biliyorduk karşıdaki 'yalan'larıda..'Yalan'a ve 'yalancılığa' olan aşinalığımız susturuyordu belkide bilirkişi 'yalanlar' karşısında.
'Seviyorum' ve 'unuttum' en büyük 'yalan'lardı.Daha külli yaralı,dikişleri her an kanamaya hazır yaramıza bile neşter vururdu bakışlar,aldırmaz görünürdük içimize biriktirirdik yollanmayacak mektuplar kadar uzun ve intihar anıları kadar fahişe 'yalan'ları..Günlükler tutardık 'yalan'lara.Unutmayalım diye eskimelerini.
Oysa yazılar,çizilen,yaşanan her şey 'yalan'dı zaten bu küf kokulu eskilik içinde.Tozu alınmamış sevmelerimizdeki uzun kendini bulma duraklarıda bu yüzden 'yalan'dı.Sevmiyorduk oysa.Fakat 'sevmiyorum' diyecek kadar ihanet etmedik 'yalan'larımıza.Elimizde kalan,ilkokullardaki 'elde var'ları yan komşuya kakalamaya çalışmakta 'yalan'dı.Yan komşular sevilmezdi.
Ve 'son'her zaman 'ilk'ten değerliydi.

Devamını Oku
Şeyma Kıran

19 olduk işte!
şimdiden birileri 'geçmişteki ben'i anlattıgında 'gerçekten mı? 'diye
şaşirabiliyorum
büyümenin ya da yaşlanmanın bedensel bir hadise olmadığıni biliyorum zaten.
ama farkına varma aşamasının bünyede yarattığı derın yaralar; ileriki zamnlarda
yaşlanıyorum diye mızmızlanmamın 'asıl beden sel yönü'

Devamını Oku