beklenmedik bir fırtınaydı gelişin...
uyandırdın sessizliğimi aysız gecelerde
yaralı bir deniz gibi hıçkırdığını
bir fanus altında sıkışıp kaldığını..
aşkla kenetlenen kalplerimizin..
me'yus olduğunu,bunaldığını
Devamını Oku
uyandırdın sessizliğimi aysız gecelerde
yaralı bir deniz gibi hıçkırdığını
bir fanus altında sıkışıp kaldığını..
aşkla kenetlenen kalplerimizin..
me'yus olduğunu,bunaldığını




Güzel bir çalışma.
Sevdiğini gözünden sakınmanın adı gayrettir. Bu ifade unutuldu. Kıskançlık (Hased) bu gün gayret yerine kullanılıyor. Gayrette çaba... Sevgiliyi kıskanma benim için hâla bir erdem. Hayvanlarda bile (şuursuzca da olsa) bu duygu mevcut. Dopmuzlar hariç... İnsanlardan bazıları da hariç!
Sevgili kardeşim Seyit aşinası olduğumuz bu duyguyu ne güzel mısralara dökmüş. Yüregine sağlık...
Gönül işlerine aklın pek aklı ermez. 'Aklımın gökyüzünden inersen bir gün eğer' yerine, 'Gönül semalarımdan inersen bir gün eğer'' veya 'Gönlümün semasından (gökyüzünden) inersen bir gün eğer...' ifadeleri daha mı hoş olurdu diye de aklımdan geçmedi değil hani!
Selam ve dua ile...
Nasıl anlatsın seni kalem
Kelam nida ederken
Beyaz pıhtı taşır kâğıtlar
Ve dile düşer gittin gideli ağıtlar
Kahrolası parmaklar
Ve kalleş kurşun
Bir karış toprak
Ve bez; üç arşın
Dünyaya sığmazdın yiğit
Toprağa sırtını dayamadan önce! .. kaleme sağlık. gören yüreğe.