Seviyorsanız eğer;
Geç kalmayın sakın aşkınızı
söylemeye
telgraf çekin, telefon edin,
mektup yazın...
Uçaklara, trenlere
tüm taşıtlara binin...
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
“Seviyorsanız Eğer” şiiri, yüzeyde açık ve doğrudan bir çağrıdır: seviyorsan, söyle. Ancak bu “açıklık” Derrida’nın tanımıyla bir “sahte açıklık” olabilir çünkü hiçbir ifade kendisini tamamen açığa çıkaramaz (Edebiyat Edimleri, s. vii). Bu şiir, dili araçsal olarak gören bir anlayışı önerirken, yapıbozumcu analiz bu araçsallığın hem işlevini hem de tutarlılığını sorgular. Şiirin iletisi bir “iletişememe” şiirine dönüşebilir.
“Ama sakın geç kalmayın!
AŞKINIZI SÖYLEMEYE...”
Buradaki vurgulu çağrı, Derrida’nın différance kavramıyla analiz edildiğinde, paradoksal hale gelir. Anlam, tam da vurgulandığı yerde ertelenir. Çünkü “söylemek” kelimesi, neyin, kime, nasıl ve hangi bağlamda söyleneceğini tam olarak belirlemez. Her söyleme girişimi, daha çok söyleyememe riskini içinde taşır (s. vii–viii). Dolayısıyla şiir, “geç kalma”yı engellemeye çalışırken, sürekli geciken bir dile başvurmaktadır.
...
herşeyi karşıdan bekleme, içinden geliyorsa sen söyle
Bütün sevenlere hitap eden bir şiir...Sevgi emek ister...Bu emeği sevda uğruna harcamak lazım diye düşünüyorum....
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta