Sevinç Kavuk Şiirleri - Şair Sevinç Kavuk

0

TAKİPÇİ

Sevinç Kavuk

Ne şeriat ne darbe denilmiş
Slogan diye
Sefilliği sorulsa kargaya, gülmezmiş
Nükte diye
Cehaleti hatip etmeye, ısmarlanmış
Tehdit niye?

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

her şok keşke özel dert kalaydı deyip niyaz ederim
hep namus diyen pazarlığındadır işte, uyan dilerim
hiç hükümet gözetsiz bırakılır mı diye sorar gezerim
fahri çalışma ruhu unutulmuş gam eder de söylenirim

hep küçüktür sinek, mesele olay yaratır diye ağladı

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Güzellikten, mutluluktan, sevgiden akan
Öylesi sıcak, öylesi aydınlık, ki parlayan
Bu böylesi bir pınar kaç kez akar ömürde?
Tüm yolları aşktan geçen gönül sesinde

Her yerde gül mü aranır, buldun mu bari

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Fikirlerle oynaşmayı demotivasyon
Neticeyi etkiler
Ellerle de öyle
Biraz da şifreli kanallarla yayınlanır
Tabii ki yıkamayla paklanır
Durumu önemli, uyumsuzu çekilmez

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Türkiye’de yaşıyor, besle kargayı oysun gözünü
Türkiye Cumhuriyeti hüviyetli oynaş dürümü
Solcuyum diyor Türküm demenin bohça düğümü
Alkışlar mıyım, küfrediyor ceddime züğürtlüğünü?
Sağcıyım diyor sırmalı esvabında sürtünüyor gücünü
Sözlükte kelime var, ne bulursa ez geç ile sürümlü….

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Evet anne denilmiş ama
Şiirlerde en güzeli diye bir seçime
Kaçı manson kaçı birinci ikinciliğe
en güzel ödül annenin kendisi zaten...
annenin ödüllüğünden ödüllenme diyelim mi buna biz...
anne öğretti zaten; senin bana ödülün derdi

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Fransa ve Britanya arasında olan en iyi şey denizdir.
Avrupada devletler arası organize edilen;
Suça itme ve kapitalistliktir.
__________________________artı
Hem tabii birlikte oturmak gibidir;
Herkes ev bütçesine uzanabiliyor.

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Duyumu gökten kayan ışık senfonisi gibi
Akşamlar sabahlar için bir müjdeydi değil mi?
Güneşlerde yanmak, pişmek için bu değerler
Gönül sofralarımızdan renkleriydi belki...

Güneşin yüzüne vurduğu denizin yakamozları

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Türkiye’nin varlığı ve bekasının paketinden iç ve dış tehditler çıkıyor böyle. Türkiye dünyası aydınlanmacı Göktürk-Oğuztürk-Atatürk tarihi izlerinde, yüce Türk Milleti ulus varlığı ve bütünlüğü ile aynası bile, hep insana yönelen bir yaşam güzelliğinin uygarlığı. Güzel kadın veya erkek, güzellik şikayet reformu veya güzellikleriyle reform ihtiyacı duymuşlar mı?

Buna ‘mutlak’ demek bir olasılıktır. Rölatif bir kavram olan güzellik tartışma dönemi geçirdi, çok da yazıldı, kitaplıklarda rastlanır bu öykülere yönelik kitaplara. Hiç böyle de düşündünüz mü? Kanunlar sanki hep güzellere yapılmış gibi bir kurgu seyriyle, eşitlik ve adalet dengesini yeniden kur emri de ‘güzel’e verdiriliyor bu heveste ve bu hevese. Eşit olmak diye ‘çirkin-güzel’ ayarı aynılaşacak ve adalet (çirkin yönetimi diye ad alacak belki, kim bilir…) suçluların yöneteceği sistemini de kursun diye koruyacak, suçlunun suçu üstletilerek de ‘sen bu suça eşitsin’ diyecek suçsuzlara. Pardon, diyecek de reform terörü düzecek hem de. Adalet sarayımız ‘herkes eşittir kanun önünde’ diyor zaten, bu işte reforma kazandırılacak... Anladınız mı bu ne demek? Ben de anlamaya çalışıyorum zaten…

Adalete darbe yapıyor, kaçakçılık, yolsuzluk hoş bir meslek anlaşılmış ve cezasız bir hürriyet siyasetiyle de hükümet olmanın ‘yola devam’ gebeliğini yüklenmeye dolanıyor. Sosyal güvenlik reformu da yılıştı hemen böyle. Bir çuval kömür gözlülük düşleri de, dişleri de karartıyor. Para dünyayı yönetiyor pisliğini reform fışkırıyorlar yani…

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Misafirim, bahar sıcağı sofrasında ben evliyim
Ev sahibi yağmur dolu bahar edasında, o boşanıyor
Buharlanan bulutlarda güneşe bir balayı, bu hava
Düşün alayında birlikte solunuyor! Her azı çoğuyla!

Ben evliyim kurulu yuvama, yurdum sancaktar ocağım

Devamını Oku