Baş parmakşahadet parmağıorta parmak
Bir formül varsayımı ile hayal gücü gıdası der isek
Şahadet parmağı köprüdür bu üçler varlığına
Disiplinli bir terbiyedir sevgi bütün sanata bu anlayışta:
Sevgi-aşk sevda = bağımsızlık
Milli varlığıma iç barış gösterimli iblis hükümetlerle aç gözlüler
Soluğu Amerika’da şarz eden diyaliz makinesına bağlatılanlar
Memuriyet yıpratan hukukçuluk sırtaran şebekeleği şaibeler
Ey iki elim yakasında olanlar! Laf curcunasına dil kırıtanlar onlar…
Bilmelilerdi, ki Cumhuriyeti doğan güneş, barışı aydınlatan ışık var
Referanduma evet diyeceğiz öyleyse yürekliğinde
Yıkım gör diye bir gösteri dikmeye s’inekliğinde
Çomağı sokacağız insanlık değerlerine diye
Huysuzluk kayayı bile hep yardı, çatlattı, patlattı da
İnsanlık bu inatlığa ne der acaba?
Gazi Mustafa Kemal sade bir insan, sadeliğin güzelliğince bir insan. Ruhun sade bir iman varlığıyla büyük gücü, bedenin sade bir madde varlığıyla büyük sevgiyle bütünleşen aşk, çılgın güzelliği…
İnsan bir memleket, insan bir vatan, dahi varlığıyla insan özlemi tutkusunun çılgın güzelliği. İnsan bir ecdat, insan bir gelecek sevdası, ruhu ve bedeniyle insan bütünleşen bir sosyal varlık. İnsan bir topluluk, insan bir elin sessizliği iki elin ses ahengi. İnsan, ses bilim, söz bilim, disiplin terbiyesi bünyesini toplumlaştıran prensip kolaylığı, bir teknoloji etiğin estetiyle üretili varlığının tüketim dengesi bilgiye, ilmin çılgın güzelliği.
İnsan özlem, insan aşk. Özlemi uygarlığa aşk taşıyan uygarlıktır insan. Uygarlık, ruh beden bütünlüğüne özdeş, vatan varlığı ve bütünlüğüne korunan, millet varlığı ve bütünlüğüne yücelen ulus varlığıdır… Uygarlık eşittir ulus varlığı
Kaçakçılığın eline düşmüşlerin anısına biraz ağladıktan sonra, biraz da kendi halime ağlamayı becermiş olayım diye: kaçakçılığın eline düşmüşlüğümüzün görüntüleriydi onlar, biraz düşüncemden ay ışığı altında mektuplarıma akıttım sızıyı.. yaşama dargın değilim… yeryüzünü sevmeye de yorgun değilim… kimi sivriliklerin ayrışmalarına kırgın değilim… gerekenin yapılacağına dik duracak başım…
Göktürk – Oğuztürk – Atatürk bu aşk ile imanı, insanlığı uygarlığa korumayı üstlenen fedakarlıklardır. Bu fedakarlığa yardım edenlerdi belki geçmişte atalarınız, bugün sözde ayrışmaya kurtlanmış ciğerlerliklerinizle daha kaç topluluk hastalığınıza ölecek, iyileşmeye bu inatlıkla saldırı güçlerini güçlendirmeye bu sinekliğinizde, kim daha insan diyecek sana… Sana insan demek bu kadar mı suç? Bu kadar mı insanlığı yormaya güveniyorsun, bana bir şey yapmaz bunlar diye? Çevrende öldürdüklerine bu kadar mı umursamaz kalacağına inanç besliyorsun arsızlığında? Arsızlığın insan ahlakı olduğunu kim öğretti, hangi tarihten bu öğreti fazilet olarak anlatıldı? İnsan olmak emeğinden bu kadar mı tiksiniyorsun? Bu kadar mı değer biçiyorsun kendine? Bu değere kendini haklamaya yürekliysen, ben mi yüreksizim kokuşmuşlukta yaşamaya boyun eğecek kadar insanlıktan vazgeçmişlikte ezilmişliği alkışlamaya coşmuşlardan kurtulmaya, kokuşmuşluktan o sefilliği kurtarmaya? Sen silah tutabiliyorsa ellerinle, ben yüreğimin kanadıyla çiçek taşımaya güzelliği kirletir miyim o vahşetine ve o vahşetinde çiçeğimi açtırır mıyım kokuşmuş haline büründürülsün diye?
Kaçakçılığın eline düşenlerin anısına, sürünür müyüm daha sürtüklerle? Onlara insan yüceliğinde bir Fatiha barındırmak için çırpınan yüreğimde, bedenim sessiz durabilir mi? Sızılarda kıvranan bedenler görmekten haz alanların tedavisi düşünülmez, onlar tümördür, kesilip atılınca sağlığına kavuşan bedenler görülmeye değer kazançtır insanlığa… Sızılarda kıvranan bedenler görmekten haz alanlar insan demeyi bilmez ki, hastadır, bu hastalığa hiç insanlık teslim edilir mi? Tedaviye gecikir mi insanlık? Hasta hastayı tedavi eder diye mi kuruldu hastane, ıslah evi? Bir kalp hastalığı derneği, bir şeker hastalığı derneği, bir kanser hastalığı derneği hangi amaca hizmet eder? Bu hizmeti yargılamak isteyenler Milletin meclisine mi yerleştirilmeli? Orada mı tedavi hizmeti kuruldu? Hekimler, doktorlar bu yüzden mi milletvekili oldular? Orada, onlarla mı olacaklarmış sapık insanlık?
Önsöz
İnsanlık için çocuk yuva, çocuk vatan yüreği, çocuk doğa
Çocuk Türkiye, Almanya, Amerika, çocuk ahret, çocuk dünya
Yahudi’ye çocuk fuhuş, çocuk fahişe
Teslim etmeyin çocuklarımızı soysuzluğa yürekli Yahudi eline…
Binlerce davalar görülürken kanunlar değişmiştir. Tıp da binlerce deney, laboratuar çalışması sonrası tekrar bir deney sürecinden sonra ancak ilaç olarak sunulmaya izin alınmış ilaçları uygular hastasına. Kanunlar onun bunun keyfiyle değiştirilmez. Şekil itibarıyla en azından Anayasa mahkemesinde yargılanmaya zorunluluk doğuyor AKP hakkında. İktidar demek, ben yaptım oldu demek değildir. Özelleştirme ölçütü değildir dış ülkelerle uzlaşma, yalakalığa sürtüklenme, kredi şartı diye horozluğa başvurma…
Batıda hukuk sözde (postmodern kakalaması) , bireyin korunması için düzenlendiği ile, rejim, vatan korunması ona geçerli buna değildir keyfiliği hakim olduğu açıklığa kavuşturulmalı. Onların derdini seçtikleri ülkelerde deneye almanın mantığına boyun eğdirme hakkını Batılı hukukuyla açıklığa kavuşturmalı. Hem evrensel emir erleri olmaya haklandıklarını açıklayan, vatan varlığı ve bütünlüğüne dokunmazlık hakkı mı tanınmış, hangi kamuya nasıl açıklamışlar? Bir vatan varlığı ve bütünlüğü bireyin korunması hakkı değil midir? Bireyler, bütün ülkelerde, en azından Türkiye'de, rengi, dini, dili, mesleki unvanı, soy bağı vb. kişiselliğini gözetmeksizin, kanun önünde eşit haklara sahiptir ve korunması için onu savunacak avukata ihtiyacı olduğu takdirde, bu hakkından mahrum edilmeyecektir.
Batılı bireyi kutsallaştırıyor, doğulu devleti diyenler, acaba anlıyor mu bu dediğini de? Bir cerrahi uzmanını bilgisayar için programlayıcı olarak çalıştırmanın bu mantığına ne denilir acaba? Bireyi kutsallaştıranların, bütün bireyleri böylesi bir kapasiteye sahip olmaya zorlandırmakla hüküm giydirmelerine ne denilir? Bir hasta, bir özürlü, bir tiyatro sanatçısı, bir ev hanımı veya ev beyi vs. vs. bütün bu kapasitenin sahibi olduğunu mu, bütün bu kapasitenin sahibi olduğunu kanıtlamayı mı ve nasıl başaracak?
Uzlaşma ihtarına duyarlı duyarsız neler olmuyor, ne söylenmiyor, kimler düşünmüyor, neden düşünülüyor ki…
Evet! Türkiye bir tane! Başka Türkiye yok! Bunu söyleyen parti başkanlarını da o halleriyle görmeye azıcık, sadece azıcık gayret edersek eğer dinlemeye, ne söyleyip neler yaparak neye amaçlandığı ve amaçlandırıldığını da birlikte görebiliriz. Türkün huyunu biliyoruz demekte yanılmayasınız sakın diye uyarabilsek eğer, siyasete Yahudi teranesi ulaşamayacak.
Türkiye Cumhuriyeti siyaseti hukuk düzenidir. Alış- verişim hukuk! Düşüncem, inancım hukuk! Benim adım Yüce Türk Milletidir! Cumhuriyetin siyaset büyüyen çocuğuyum! Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi bağımsızlık karakterimi kutladığım çocuk bayramım!
İnsanlığa suikast, Vatan varlığına yıkım saldırısını organize olmak suçtur! Çocuğa saldırmak suçtur! Bebek katletmek suçtur! Suikast o kadar zor değil kışkırtılığına bu ilerleyiş sınırsızlığı ile saldırılıyor medeniyete…
Kaybettiğim son sağlığım, arkadaşım, yüreğinde sevgi sevildiğimdi
Kayboluşumu ağlar mısınız benim için şimdi, acının böylesi cinayetini?
AKP hükümeti ve Bakanlıkları ve tayin diye kontrol ettiği
Her kuyruk sallayanın da, göz aydınlığınız olsun bu ölüm haberi
Doyun şimdi şaibelerle ortak akıttığınız şaibeliği, şerri
İntikam tuzağı, işgal şerri öldürüyür sevgiliyi, hiç düşünmediniz mi?
Vahşet adlarına Allah şeytan dedi, Yahudi lakabını edindiler fırsat
Yahudi kurdu Vatikan, piresi Arap, birlik bitlendikleridir Tarikat...
Dünyada en zehirli bir kaç hayvan, bitki değil, zarar üstlenmek berbat
Sevgiyi disiplinli bir terbiyede koruyamayan insan ise kaybolan hayat...




-
Yükselen Yildiz
-
Mustafa Aslan
-
Haşim Koç
Tüm YorumlarSEVGILI ANTOLOJI DOSTLARI!
SAIIR ARKADASIMIZ SEVINC KAVUK U KAYBETTIK
BENIM 39 YILLIK COCUKLUK ARKADASIMDI SIZLERINDE BURDAN TANIDIGINIZ BELKIDE BIR COGUNUZLA YAZSTI REAL TANISTI
BU SEVGI DOLU GÜZEL ARKADASIMIZIN ANISINA
BURAYA DÜSÜNCELERINIZI YAZARSANIZ
O OKUYAMAZ AMA ...
Allah mekanini cennet eylesin ablam.
-saygı deger hemşerim kalem tutan ellerinize sağlık şiir olup yazılar temiz duygularınıza sağlık...her zaman yazınız lütfen size duygularınızı damla damla biriktirip duygu denizleri oluşturmak..yakışır..duygu denizleriniz olsun..yazınız yazınız yazınız lütfen...ARAPGİRLİ HAŞİM KOÇ..