Millet, hükümet, ordu kavramı birimi ise devlet
Ulus kavramına yücelecek uygarlık bütünlüğüne hakikat
Türkiye devleti deriz, devletin yönetim organları için
Vatan olduğudur bağımsızlığı bağımsız karakterleriyle
Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasi bakımdan
O gül ki
Aynada gölgelerle birlikte kanıyordu ya zaten
Daha biz evet ile hayırı karıştırıp yudumlarken
Dinmeyen susuzluğumuzla tadının acısı
Ve şarap gibi köpüklenişini içmiştik ya zaten…
O ağız ki
Her üçünün de ortak yanlarıdır kopuş
Doğum, rahimden
Düğün, aileden
Ölüm, yaşamdan
Geçiş, eşik atlama olarak ritüeller
Aynı zamanda değişim, dönüşüm, roller
Bazen öyle duygusal anlar yaşanır ki; bir kırsal kesimden örneğin birinin, hızla ilerleyen teknoloji, geçim kaynağının gün ve gün daraldığı kentlere gelerek, orada yaşam mücadelesi vermeye başlamasıyla, başarılı ne çok anılar anlatılmıştır sonraları, yabancı ülkelerde yaşayan olarak, bir gurbet yaşamını iliklerime kadar hissettiren yıllarımda buna benzer duygularla ne çok baş başa kalmışımdır… bir şehit haberi acısının boğuyor hisleriyle daha, bir duyarsız yazıyla karşılaşınca bazen, neler söylenmiyorum ki kendi kendime… bir duyarlık dolu yazıyla karşılaşınca da yine;
yoğun ilgi doğallığı, duygusallığı taşıran zamanın artılarında boğulma duygusundaki yoğunluk doğallığıyla eşitliyor olsa da, düşünerek devam etmeye tercih ve tesellilerin hiç zayıf olmadığına işaret oluyor gibi izlenimler bırakıyor...zaman zaman ezici duygularda kalem izleri dinlendiren bir soluk arası olabiliyor...düşünmek için dinlendiren...
vatan sevgisi, aile sevgisi, yaşam sevgisi, inanç sevgisi bir soy ağacı gibi zaman zaman sevilesi olguları yanında ağır bedellerle de karşılanıyor... en zoru mutlaka ve elbette, eli kolu bağlı halde olmak, dili bağlı olmak hatta... kalem tutabilme olanağı yine de hafifletiyor, okuyabilmek, görebilmek, duyabilmek, dinleyebilmek gibi...
Firavun, piramidi insan gücüyle inşa ettirdi
Bugün teknoloji, bir vahşet varlığı gücü…
Firavun teknolojiyi biliyorduluğa
Bir varsayım olabilecekse diye
Doğum ve kontrol konusuna bakılır dedim kendimce:
‘Para yönetiyor dünyayı’ denilen devir kaç dönüş yapabilir? Gerçekten var mı o para? Bir başlangıç için vardır, çünkü mutlaktır bu. Alır üç beş -işçi anlamında- kabadayı, gerçekten sahip olmak istediği parayı kazandıracak kadar yıpratır, yıprananı yenisiyle doldurmak serileşir bu ilk ile. Kim kazanıyor: Hiç biri. Çünkü kabadayı aslında küçük bir karınca, kabadayı dediği aslında kazanmak istediği miktarın heves gücü. O kabadayı da bu namının hevesiyle koşuşturur, yorulur ve bekler, hakkını alacak diye, bu bekleyiş aslında balon şişirmesi olan kabadayı tabiri hevesleyenden farklı değil ve tükenir. O kazanç elbette paralı denilenin elinde ve pispirikliğini gösteriler, gösterişlerle süslenir, biraz konuşmak da bunun yedeğidir ve harcatır, sıfır noktasındadır o hep aslında.
Niye düşündüm sanki bunları: ‘para güçlü-bilgi bilinci zayıf’ devranının çarkı hep ‘para güçsüz-bilgi bilinci uygarlık’ hayrını döner. Çok şükür denilen hakkaniyetin dünya hazzıdır bu ve ruhun aşk taşıdığı inanç olan mücadele duyarlığı! Bebek servet ile doğmuyor, düşünce doğuyor sadece! Düşünce bir tebessümdür, tövbe tövbe şirinliğinde bile.
Herkes olmuş aydın, Atatürk şöyle demiş diyen Anayasa deliyor. Toplum iradesini hiçe sayan, başörtü yasağı gibi kürt azınlığı hakkını, vatan içinde vatan, din içinde din yılışmayı hukuk çiğnemek adına sokak kavgası, okulu yorma vb’nin ileri gidecek zemini de kısıtlı olmadığı için din, dil, ırk, işgal vs. terörlüğü büyüyen keyfini de iklim olan Yahuda örgütü yaratıklandığı Ergenekon nemenesi ile de yargıçlık beceriyorlar. Peki! Olsun bakalım!
anne tebessümüyle uyanışın
heyecanıyla o bayram sabahı
çocukların dünyasına kurulu
baba şefkatiyle oturulan sofra
özlemi ne çok çeşitli ayrılıklar
Bölme histerisine kapılmışlıkla Slogan atılmasın!
Türkiye birliği AB birliğinden önemli midir?
Millet aşkı yok, Türk halkı aşkı yok deyip hevese durma…
Asya kıtasında işgal edilen bir halk toplumu
Tekrar bağımsızlığa kavuştuğu zaman durabiliyor ayakta
Artık ‘zaman’ da ayakta durabiliyor ve ancak bu varlıkta…
(46 sayfalık haberden bir özet derledim sadece)
…………………..GEO 08.ağustos 2007, Almanya
…………………..kapak yazısı: ‘Savaş ve Barış’
Düşmanların partner olması için ne olmak zorunda?
Hangi güç barıştırıyor?
Bilmem hiç ülke var mıdır akıl hastanesinde olsun
Bahçesi çıplak sevgiden
Dünya’da kaç ülke bizim gibi Rodin’i
Akıl hastanesinin bahçesine mahkum etmiştir
Derken hiç düşünmez miyim hem nedenlerden yoksun




-
Yükselen Yildiz
-
Mustafa Aslan
-
Haşim Koç
Tüm YorumlarSEVGILI ANTOLOJI DOSTLARI!
SAIIR ARKADASIMIZ SEVINC KAVUK U KAYBETTIK
BENIM 39 YILLIK COCUKLUK ARKADASIMDI SIZLERINDE BURDAN TANIDIGINIZ BELKIDE BIR COGUNUZLA YAZSTI REAL TANISTI
BU SEVGI DOLU GÜZEL ARKADASIMIZIN ANISINA
BURAYA DÜSÜNCELERINIZI YAZARSANIZ
O OKUYAMAZ AMA ...
Allah mekanini cennet eylesin ablam.
-saygı deger hemşerim kalem tutan ellerinize sağlık şiir olup yazılar temiz duygularınıza sağlık...her zaman yazınız lütfen size duygularınızı damla damla biriktirip duygu denizleri oluşturmak..yakışır..duygu denizleriniz olsun..yazınız yazınız yazınız lütfen...ARAPGİRLİ HAŞİM KOÇ..