İstanbul dogumlu olup hayatin yollarina bu guzelim sehirde devam ettim..Her zaman canli ve cansiz varliklari sevmisimdir.Bu dunyanin SEVGİ uzerine kurulduguna inanmis ve sevgi ugruna mucadele etmis buz tutan yurekleri sevgi iceren misralarim ile eritmeyi ilke edindim.2004 te sevgi dolu kalbim bu sevgi fukarasi dunyanin zorluguna yenilip atimini sonladi.30 eylül 2004 te VVIR pacemaker'a bagimli olarak yasama merhaba deyip sevgi dolu kalbim sanal atmaya basladi..Sevginin verdigi guc ile bu yasamida kabullendi 'sevgi magduru yuregim'..1 eylül 2005'te DDIR ikinci pacemaker takildi bu kez sevgizede kalbime..Ama yine SEVGİ'nin azmi sayesin de ayaga kalkmasini ikinci kez basardi bu yurek insani..Etrafim 'GONUL DOSTU' koydu adimi..Su an sevmenin sadece ASK olmadigini kanitladim etrafima..Yere dusene uzanan bir el belki SEVGİ..Ya da sen aglarken gozyasini silmek icin uzanan bir el SEVGİ..
Ben ce SEVGİ; ben oldukten sonra da hala arkamdan guzel sozler konusanlarin olmasidir..
yureginizin sesi..sevgulce
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!