Yakışıkalmaz tutumlardan, içimdeki sen tarafınla ve gözbebeğinin ötesindeki aşk yanınla çıktığın için sana minnettarım. Yanıltmadığın için sevgilim, kırgın yanımı okşayan sözlerin ve masumiyetine dokunmadığın iki kişilik dünyamıza duyduğun özene teşekkür ederim.
Şimdi öyle bir nokta ki durduğum, tükenmişlik değil ama tüketmişlik biraz. Sevgiyi değil çabayı tüketmişlik. Sen varsan, düşüncelerin varsa bize dair, çaba harcanmaya hazır hale gelir, sen yoksan duygu zaten içe gömdü yaşlarını, adım atsan gitmeye hazır.
Tanrı biliyor, sevdamın yüceliğini. Hesabını vicdanına ver deyişimin en büyük nedeni, korumaya çalıştığım aşktı ilk günden beri. Emek ve acıya dokunan yüzüyle karşılaştırdın beni hep senli düşlerin. Düşlerim kirlenmesin, göz değmesin diye, tek başıma ama ikimiz adına dualar ettim sabahlar ayıncaya dek. İnandığım şeylerin rüzgarda savrulması değildi korktuğum, söylemek istediklerini ve boşluklarını doldurduğum cümlelerin ya geç olursaydı korkum.
Şimdi öyle bir nokta ki durduğum; içime huzuru kattım, zaten hep ordaydı, yanıma olsan da olmasan da seni aldım, iki ileri bir geri, biraz kırgınlığın ayak izlerine takıldım, gülümsemem dudağımda geleceğe bakıyorum. Gelecek diyorum, bize kalır mı acaba? Bir aşk yarattık da onun üstüne değer verdiğimiz ve hani doğru dedik ya bizi kurabilir miyiz? Hayırlısı diyorum.
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim