Söylenmemiş ve yazılmamış ne kadar çok şey birikmiş,
Henüz yarısını bile söyleyemedim, yazamadım,
Daha çok öpecek mısralarım seni dudaklarından,
Avuçlarında ki her bir çizgiye, yüzünde ki her yaşanmışlık çizgisine,
Çok şey söyleyecek ve yazacağım sevgilim,
Bir gün susmuşsa, öpmemişse mısralarım,
Bil ki ben yokum, öldüm.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



