Sevgilim...
Dün geceydi,
Saat geç olmuştu,
Yine bir balkonundan sana dalmışım,
Kimbilir hangi köşende,
Hangi maceralar yaşanıyor sevgilim.
Geceydi, geç olmuştu,
Seni görmek için bu sefer en yüksek yerini seçtim,
Çamlıca'daydım dün gece,
Sana dalmışım,
Boğazında gecenin ıssızlığı,
Siyah ve lacivert karışımında,
Yakamozlar parıldıyordu,
Üstünde bir yük gemisi yol aldı Karadeniz'e doğru,
Kimbilir neydi o gemi,
Hangi ekmek davası için,
Koynunda süzülüyordu...
Eminim;
O saatlerde,
Ben yoktum sen için atan,
Kimbilir, Pierre Loti,
Ya da belki Otağtepe,
Belki de Sarayburnu,
Bir yerde birileri seni yaşıyordu,
Sevgilim Istanbul...
Yine doyumsuzdun,
Geceydi ama sen yaşıyordun,
Levent, Maslak ışıl ışıl,
Çalışıyor insanlar,
Geceden yılmadan.
Çamlıca uyanık,
Aşıklar elele,
Kimi geliyor kimi gidiyor,
Serpildim yüreğinde,
Içimden sarılmak geldi,
Kollarımda kaybolmanı istedim sevgilim...
Bir flüt sesi geliyor,
Ruhumu okşarcasına,
Huzurum seninle Istanbul,
Kıskanmadan yapamıyorum,
Cihan da sana aşık ben de,
Sevgilim Istanbul,
Öyle titrerki içim baktıkça,
Öyle dolarki gözlerim,
Ver de bir nefer, alayım seni kollarıma,
Ağlayanlarını mutlu et ey koca şehir!
Sen ve senin için akan damlalar,
Yapılan savaşlar,
Dökülen kanlar,
Binlerce şehit,
Hepsi senin uğruna.
Nasıl da sevilirmişsin,
Nasıl da kahredermişsin,
Sen, seni seveni,
Ama bizim bebeğimizsin,
Yavrumuzsun,
Emanetisin Sultan Fatih'in,
Ağladıkça seviyorum,
Ağladıça seni Istanbul,
Sevgilim...
Kayıt Tarihi : 17.4.2006 09:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!