bir sürahi penceresi
sundurmalara açılmış
kanepeler beyaz ketenli
üflenerek ütülenmiş
dalgalar kıyılarda açılan
yüzyıllar boyunca
yaraları kulaçlıyor
tenha kulvarlara gömülüyor
gülüşlü bir yaz gecesi
ürperen yerlerimden sürü beni
dirilt sar ruhumun çeperini
zuhur et kutsa inciden mabedimi
ve emdir yenime o nükseden cerahati
harc et demirden neferimi yeğinli
Gözlerim, çuhalı
sandıklara gömülmüş
etrafında kilimden sedirler
Gözler ışıklı bir çember
kalplerin dirliğini çevirmekteler
Bak bu fotoğraflar şapkam için
şapkamın içinden çıkacak şiirler için
gidişler dönüşler çokça gezinmeler
bekleyen çaresizliğime bin çare için
mimiklerimi saklayarak çocukça yüzümde kocaman bir palyaço
var mı bir bilen
köhnemiş sorularım var
ağırtan cevaplarım
duvarsız mezarlarım
ben sevgilim
kaldırım taşlarında yürüyen asilzadeler
çürümüş eprimiş zamanın külçeleri
ayak seslerinden tanınan
o aydınlık salik günlerin tırmanışları ile
yokuş aşağı inerlerken ne çok metanetliler
Yün Yumaklar Gibi
sesin bir su
suyun revnaklı duruluşu
tenimin rüyalarda
zebil masallar geçiyor içimden
adımları pörsük
ayakları paslı
asası elinde güpletiyor bacasını
şarkı bilmez bu masallar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!