Ben ki hamalıyım bu dünya yükünün,
Sırtımda taşıdım gam çuvalını.
Bir de sen çıkageldin gönül göğünün
Yıldızı, aklımın sınır kalını.
Tel tel dökülüyor sazımın ahı,
Her perdesi bir gizli ilahın sırrı.
Seni andıkça düğüm düğüm ruhum,
Çözülür gibi olur, kalır o yarı.
Dağlar senin için yollarım oldu,
Irmaklar dilinde dualarım oldu.
Geceler ay ışığında bir yüzün,
Gündüzler güneşle vurdukça soldu.
Bu aşk ne beşeri ne de ilahî,
Arafta bir sonsuzluk mısrası gibi.
Seni sevdikçe yanar, yandıkça kanar,
Ciğerimin közesi, sırr-ı Musahî.
Zaman senden yana dursun, ey Nihâl,
Ben ağlayayım tellerimle, hicranla.
Sen bir gülüşle bak dünyanın hâline,
Gözlerinde kaybolsun bu koca mahlûk kalabalığı.
Kayıt Tarihi : 10.2.2026 19:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!