Susmayan bir türkümüz anlatamadığımız öykümüz ve kural dışı düşlerimiz vardı.
Tarifsiz bir haldeydik öylesine umarsız ve sadıktık sevdamıza
Coşkumuz rüzgarın ahengiyle raks ederdi ve onunla yaşamak sınırsız bir zevkti.
Korkular hepten şaka gibiydi gerisi boş ölüm bile vız gelirdi o kadar delice gözü kara sevilirdi.
Kayışını izlerdik bulutların ve yıldızların bizim sevdamızın ritmiyle öyle görmek ister ve öyle anlardık hayatı.
Herkesle barışıktık aldığımız nefesten kendimize kadar ondan sonra uyumluyduk herşeyle hayatın bütün güzellikleriyle zulüm dışında.
Birde onurla sahiplendiğimiz kavgamız.
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta