SESSİZLİĞİN İÇİNDE
Sessizliğimde çağlayanlar var.
Haykırmak istiyorum.
Sesim, gökyüzünde
çarpan şimşekler gibi etrafı
bir anlığına işitilmeden aydınlatsın…
Sonra kaybolsun.
Paragrafta yüklemini yitirmiş
bir cümle misali
kalakalmak istiyorum.
Hıçkırıklarda asılı.
Yarım.
Eksik.
Devamsız.
Belki üç yaşında,
belki son yaşımda,
belki de hiç var olmamış
bir yaşta…
Her şeyi,
tüm derinliğiyle,
hırsın bitmez ıstırabına bırakmak istiyorum.
Limandan kaçan bir geminin
yelkenine savrulur gibi.
Sonra…
Hiç olmak istiyorum.
Tanınmamış.
Bilinmemiş.
Olmamış.
Bazen imreniyorum
gölgede kalmış yapraklara,
duvarların altına saklanmış taşlara,
çölde ulaşılmaz kumlara,
okyanusların isimsiz sularına.
Unutulmuşluğun,
bilinmezliğin,
yalnızlığın içinde
hırs neylerine onların?
Kabullenişin hükmünü
iliklerine kadar yaşıyorlar.
Sessiz.
Sarsılmadan.
Belki de mesele haykırmak değil.
Kabullenmek.
Sessizlik sarıyor benliğimi.
Yaşamak…
Konuşmamak.
Öylece bakakalmak.
Bir pencerenin önünde
akşamın ağırlaşmasını izler gibi.
Zamanın omuzlarıma dokunmasına
itiraz etmeden.
İçimdeki çağlayan
artık taşmıyor belki,
ama akıyor.
Derinden.
Görünmeden.
Belki de mesele
duyulmak değilmiş.
Kendi içimde yankılanmakmış.
Göğe çarpıp dağılan şimşekler yerine
toprağa süzülen yağmur olmakmış.
Sessizliğim
bir eksiklik değil artık.
Bir örtü.
Bir durak.
Bir nefes arası.
Kayıt Tarihi : 17.3.2026 20:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hayat üç güne sığar doğar yaşar ve ölür bunların farkında olmadan olmak nasıl bir duygu ya da farkında olmak nasıl belkide kendi içinde yankılanmak...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!