Uykular haramdı bana,
Bir yüzün tebessümüne gölge düştü.
Rüyada kaza görmüş gibi sarsıldım,
Uyumuyordum; uyusam yine
Aynı karabasan gelirdi.
Gözkapaklarım ağır bir kapıydı geceye,
Ama ışık bütünüyle sönmedi.
“Mevsimsiz sevdaya kapıldı” derler,
Aklım savrulmuş rüzgârlara.
Lütfen kalbim — o sızı değildi, ilk aşktı;
İyi olduğum zamanlar geri gelsin.
Kül olayım kendi yangınımda,
Toprağa karışayım;
Oradan bir yeşil başlasın.
Eliftim ben;
Yalnız değil artık —
Dimdik,
Kendi içimde sen olan umutla çoğalan.
Tek ,
Ama eksik değildim.
Sessizliğim bir zikir gibi
İçimde dönüp durdu.
Külüm toprağa emanet,
Toprak sabrıma.
Rüyada yaşanan kaza gibi,
Hayatın sert darbeleri geçti
üstümden,
Rüzgâr adımı bilmeden esti,
Güneş acele etmeden doğdu.
Ben artık beklemeyi öğrenmiş bir
tohumdum;
Karanlığın altında
Işığa güvenerek büyüyen.
Ve anladım —
Her şey yerini bulur
Kalp kendi sesini duyunca.
Küllerimden doğan sessizlik,
Usulca bir sabaha uzanır,
Ve ben,
Artık rüzgâra kapılmadan,
Işığımla büyüyen bir tohumdum,
Ve o ışıkta,
Sevgiyle kavuştuğum sen vardın.
Kayıt Tarihi : 23.2.2026 02:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!