Gece, şehrin üzerine ağır bir kadife gibi inerken sokak lambaları yıldızlara özeniyordu.
Rüzgâr, duvar diplerinde unutulmuş hatıraları usulca ayağa kaldırıyor, her birine yeniden nefes veriyordu.
Bir adam, cebinde kırık bir pusula ve kalbinde yönünü şaşırmış bir umut taşıyordu.
Adımlarını taş kaldırımlara bırakırken geçmişi arkasından ince bir gölge gibi sürükleniyordu.
Gökyüzü, suskun bir deniz gibi dalgasızdı ama içinde fırtınalar saklıydı.
Bir pencereden sızan sarı ışık, ona hâlâ bir yerlerde sıcaklığın mümkün olduğunu fısıldadı.
Kalbi, eski bir saatin tik takları gibi yorulmadan aynı ismi tekrar ediyordu.
Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Devamını Oku
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta