Sonbahar yaprakları düşmüş üzerime,
Her bir yanımda hüzün dalgaları,
Siyah beyaz ve gri tonunda yaşanıyor yaşananlar,
Günleri yakan ateş yakıyor her bir yanımı.
Penceremin pervazına takılan duygular gibi,
Bugün maziyi hatırladım.
Maziyle bugün arasına köprüler kurdum kendimce.
Seninle bugün arasına.
Bugün seni hatırladım.
Senden kalanları hatırladım
O günü;
Bugün veda vakti sevgili İstanbulum,
Veda ne kadar zormuş senden.
Geldi çattı ayrılık..
İstanbul sana veda ediyorum.
Karanlık sokaklarına,
İnsan yığını caddelerine veda ediyorum.
İstanbul’dan haber var,
Her yerde soğuk varmış,
Bütün caddelerinde
Yağmur damlarından
Eserler varmış.
İstanbul’dan haber var,
Uzaktayım,
Çok uzaktayım.
Bir yanım asi,
Bir yanım bozkır.
Karanlığa gömdüm kendimi,
Ancak karanlık kaldırıyor bedenimi.
Kalbim kırıktır yaşadığım şehre,
Gönül ket vurdu bedenime,
Ruhsuz bedenim gezinmekte.
Anılarım kirlenmekte.
Dünleri,
Nasırlaşmış elleri,
Sımsıcak yürekleri,
Rüzgarı, yağmuru
Bereketi düşlüyorum.
sevda yelkenleri açılırken başımın uçunda,
Sana söylemek istediklerimi bir anlatabilseydim.
O an seçinçten çıldırabilrdim doyasıya,
Kimse bilmez sana karşı hissettiklerimi.
Yarım kalan mutluluklardan dem vururkan hayata,
Anlayana gülümsemek isterdim.
Olmasaydı diye feryat yükselirken arşa,
Yer yüzünde damlalar derya oluyor.
Anlaşılmak güç,
Anlamak imkansız,
Ben....
Yazamıyorum işte,
Dahası var:
Yalandan gerçek.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!