Baharı beklemek kabusum.
Çıkamıyorum kalabalıklardan.
Sesler kulağımı deliyor.
Ey ömrümün gittiği yer!
Seni düşünemiyorum.
Topraktan geldik toprağa döneceğiz muhakkak,
Birileri saklıyor, hak edileni verecektir hak,
Cenin oldun da geldin hak bakidir bak,
Zulüm olsa da dünyada kimsenin ahı kalmayacak!
İleri gidiyoruz kendimizi putlaştıracak kadar,
Zincirlerden yükselirken ağıtlar,
Fecr-i zamanda bekliyor yarınlar.
İkiye ayrılmışken içteki duygular,
Sancısını çektiriyor karanlıklar.
Utangaç gözlerle gidilmektedir yollar,
Hayatın resmi işte tam önümde duruyor,
Kimine ne sitem etmişim de duyulmamış,
Kimine de yenilmişim vakur bir edayla.
Yaşandı ve bitti herşey.
Beklemek en güzeli,
Geçecek!
İç çekişleri vardır gecelerin,
Sana bana benzer yalnızlığı,
Senden benden sevdalar yükselir,
Hüzün kokar demli çay kokusunda.
İçinde neler geçer neler gecelerin,
Anlamını yitirdi her şey.
Bahtıma ne çıkarsa onu yaşayacağım.
Durulma zamanı geldi hayattan.
Neyi görürsem onu yaşayacağım.
Benim olan neyse o benim olacak .
Bakmayın bana derdim çoktur.
Lafı söyleyecek adamım yoktur.
Gideni getiremem elbet.
Geçmişim öldü tekrar edemem.
Zaman da eskiyor tıpkı insanlar gibi,
Ne rüyalar kalıyor dünden ne hülyalar.
Bir bilinmeyenden geldim sanki bugüne,
Geçmiş zaman bir bir silinip gidiyor.
Dünden kalma bir yol geçiyor bu şehirde,
Saatleri dokudu arılar,
Sütun üzerinde gezindi karıncalar,
Öyle öldük ki bilinmedi yarınlar,
Geride kaldı hancılar.
Öyle bir gün ki geldi son anlar,
Merhabadır hayat,
Bezende elveda.
Hayat, gül ve lale değildir her zaman;
Bazen karanfil kokusu
Bazen de sümbüldür güneş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!