İki yabancıyız artık, çözülemeyen yarın gibi,
Seslenişlerin, dillerdeki cümlerinden belli,
Yazık ettiğini biliyorsun herşeyi,
Ağladığın şiirden, romandan belli.
*
Sorarsan nerede kaybettik diye?
Buda geçer yakıp yıkıpta geçer,
Acılarımı kopardım içimden.
Sorma sakın halimi, ağlatma beni,
Sen değil misin olmaz diyen?
Sen değil misin içimdeki gururu hiç eden?
Sorma sakın halimi ağlatma beni...
Yine gelemedin, yine dönemedin,
Kimbilir kaçınçı bekleyiş böyle?
Alsancak limanın yanı, kaldırım kenarında,
Bir akşam güneşinin altında.
*
Havadaki son kuşlar döndü yuvaya,
Yanlızım yıldızlar sönmüş,
Karanlık bakışlar, gök göçmüş,
Mehtap kara, eller semada,
Yanlızım ben kendi karanlığımda.
*
Son haykırışım olsa, içim dışıma çıksa,
Çok kırgın mıyım?
Bakışlarımdan belli.
Bir sigara yaktım, yine dertler derya,
İçim bir yangın yeri.
Hep kızardın sigara içtiğime, biraz da sitem var dilinde.
Anam, özlemini böyle bastırıyorum içime.
Resimlerimizi dizdim masama,
Ellerimi bağladım kalbimin yarasına,
Gözlerimde sadece gözyaşı kaldıysa,
Damlar içimdeki sana, anlasana...
*
Hasret sadece masamda,
Senden bir armağan bendeki sen,
Bir vesile, senden bir bakış, yaktı kuru çöllerimi,
İçimdeki seni bir çarptım bir topladım,
Arzular yanağını kızartmadı mı?
*
Bir yangın bir tek ihtimal var,
Seni ayırdım kayırdım yürekten.
Son yazdığım kelimelerden sığırdım.
İlk yazdığım mektupu yaktım.
Kör gönül gözünden akıttım.
Aşk adına ne varsa ateşe attım.
Seni mangal gibi yüreğin közünden ayırdım.
Uyumadım yine.
Seni beklerim bir gecenin eşiğinde.
Bekliyorum işte.
Yürek dağınık kalsın bu gece.
Yürek kül olmuş,
Alev lazım birazda.
Daha yirmi yaşında bir fidandım toprağın üstünde,
Dediler; hazır askersin bu vatan, bu bayrak için.
Hazır kıta durdum sancağın altında.
Selamımı da çaktım ay yıldız ve şehitlerimin analarına.
Dedim; Ana son kez bak kınalı kuzuna.
Gidip te dönmemek var bu vatan uğruna.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!