Yüzümde yara...
İhanetle yan yana...
Yine kavga...
Yine kavga...
Gözler yalan,
Bi vurulduk
Bazen doğrulduk
Sallanıp durduk.
Bi sarılıp tutanına
Ne yapsak da rastlayamadık.
Kime yuvam desek
Neden bir yağmur vakti göçüp gitmler
yahut sebepsiz öpüşmeler...
İsyanım aşkına değil sevgili.
İsyanım sana.
İsyanım, bir bulut yağmurla...
Kafayı bozdum sıyırdım...
Sana nasıl da alıştım?
Sarhoş oldum yakalandım da,
Üflemeden kaçtım...
Kafam duman gece yarısı...
Sen beni kendine bağladın.
Sanki yeniden yaşattın.
Tam vazgeçtim demişken,
Düştüğüm yerden kaldırdın.
Gözlerimdeki karanlığı
Akşamları sokak lambalarını yakardı belediye,
ben seni beklemeye heveslenirdim;
her geçen gün bir öncekinden daha da sabırla.
Ve her geçen gün biraz daha yaşlanmış dönerdin eve.
Akşamların sabahında kurduğun tüm saatler çalardı seni uyandırmaya.
Dinmiyor bu rüzgarlar...
Her şey seninle yeniden başlar.
Neydi beni olgun yapan?
Zaman zaman da masum kılan?
Bak kestiğin izler derin...
Gecenin sessizliğinde adını fısıldıyorum.
Her nefesimde sana koşuyorum.
Ellerimden tut düşsek de birlikte.
Bu rüya gerçek ama kim inanır ki bize?
Biz birbirimize tam uyduk,
Çocuk gülüşün düşüyor geceme arada bir.
Masum bakışlarından çıkarttığım bin bir anlam
anlayamadığım satırlarda dolaşıyordur eminim.
Suskunluğunu anımsıyorum bazen.
Saklamaya çalıştığım tüm sırlarım dökülüveriyor birden yatağıma.
Hepini görmenden, hepsini öğrenmenden çekiniyorum.
Bizi aynı sözlerle kandırmışlar gülüm!
Aynı kelimeleri kullanmışlar yalanlarında.
Aynı bakışları,
Aynı gülüşleri atmışlar yüzümüze...
Aynı denizlere savurmuşlar bizi.
Aynı anda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!