Piyonun önünde başını eğen,
Kaleler, vezirler mat olmuş essah.
Üç buçuk kuruşa satılmam diyen,
Üç buçuk akçeye satılmış essah.
Bir lokmalık kalsa aşım, aşım sana feda olsun!
Otuz beşi gördü yaşım, yaşım sana feda olsun!
Senin olsun son nefesim, senin olsun kefen giysim,
Yedi bahar, sekiz mevsim, kışım sana feda olsun!
Hayat tahtasına her gün bir çivi,
Çaka çaka bir hal oldum gel gayrı.
Sen hasret çölü, ben bahtsız bedevî,
Baka baka bir hal oldum gel gayrı.
Leylek gagasından su içen fil’in,
Mış gibi yapması gevurluğundan!
Pire’nin sırtından düşen goril’in,
Hindiyi tepmesi gevurluğundan!
Yüzyıllardır âşıklar gözlerini yazdılar,
Benimse mezarımı, gözlerine kazdılar!
Mıh dendi gözlerine, kabir dendi, ay dendi,
Sürmenin dövecinde, benim ruhum çiğnendi.
Kader incitir bizi,
Kırılmaynan gözelim.
Bağrımda diner sızı,
Sarılmaynan gözelim.
Hızma olsam ay çehrene,
Göz ucunda ben!
Konsam ellerin şehrine,
Avucunda ben!
Türkü yak kirpiğinde,
Ira beni Gülcağzım!
Kayboldum patiğinde
Ara beni Gülcağzım!
Adına ‘gurbet’ demişim göç sineme sineme,
Himmet eyle, hicret eyle kaç sineme sineme,
Sürgüleme Cennet’ini kaşlarının ardına,
Günçiçeğim gözlerini aç sineme sineme.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!