Yüreğindeki aşkı ateşlere atma
Ateşi avucuna alıp aşkını yakma
Acısı ince, derin olur Gönül Dağı'nın
Sevdalını eteklerinde bırakma
Sen sevdalın için geçtin sevdadan
Suçluyum kendi özümde
Konuşurum safi sözümde
Mutluluğun hepsi gözümde
Hata benim yarim
Derman kalmadı dizimde
Kara kaplı defterler açılsın
Yazılsın durmadan yazılsın
Kırıldı gönlümün kırıldı dalları
Beklemez artık beklemez baharı
Hayalim tellere takıldı
Bir şeyler var gitmiyor işte yolunda
isyan olmaz bu işe tövbe haşa
Neydi, ne oldu, ne geldi başa
Huzur, huzur nerdesin!
Gel dediler, geldik çağırınca
Vurulunca bir vefasıza geçer mi zaman
Kapılınca sevdaya döner mi devran
Tutulunca sevdaya ölecek gibi her an
Seni sevdiğime pişman değilim
Yokluğun dayanılmaz kandır gözlerimden akan
Yastık taş olsa da
Yorgan topraktan
Yapraklar dökülse
Bir bir kuru inattan
İster önce ister sonra
Yalnızlık lıkırdar ocakta kaynamış
Ya kapayacaksın altını ya yanacak
Teklik sevda değil kadermiş
Ya yaşayacaksın ya da koparacak
Buharı üstünde bakiliğin toplanmış
Sevdan vardı dilimde
Bir de dillere destan güzelliğin
Yüzümdeki her çizgide
Yaşanmışlığım vardı bir de izlerin
Umudun rengini mavi koyar
Aşk için yapılanlar sayılmış hatıra
Bölünmüş dertler bir bir katıra
Yok desen de yazarım sevdanı bin bir satıra
Sen yine de gel helalim ol benim
Düş yorgunu gönül neylesin biçare
Yoksun!
Yıllar örselemişken beni
Senle yaşadığım günlerden beri
Çektiğim çilenin tek sebebi
Sen..
Yoksun..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!