Şerafettin ÖZIŞIK, 1962 Sivas doğumlu. 1984 yılında Ankara Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, 1985-1998 yılları arasında Samsun’daki çeşitli liselerde öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. 1998 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi’ne bağlı Samsun Meslek Yüksekokulu İktisadi ve İdari Bilimler Bölümüne Öğretim Görevlisi olarak atandı. 2010 yılında emekli oldu. "Programlama” adlı eseri Mesleki ve Teknik Öğretim Okullarında yıllarca Temel Ders kitabı olarak okutuldu.
"SMMM Staja Giriş çözümlü soru bankası", "KPSS Muhasebe" ile "Gümrük Müşavirliği ve Müşavir Yardımcılığı Sınavlarına Hazırlık" adlı eserleri XII Levha yayınlarından çıktı. İç göç konusunda yayımlanmış birde sosyal çalışması bulunuyor.
Şerafettin Özışık, evli ve iki çocuk babasıdır.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!