Aklımı yitirmedim belki ama
ruhumun dengesi kaydı, sevgili.
Düşüncelerim karanlığın
en derin kuyularına zincirlendi.
Suskunluklarım boğazıma
oturan taşlar gibi ağır.
Anlatamadıklarım göğsümde
mezar taşı gibi dikildi.
Ben kırılmayayım diye sustum ama
sustukça onlar kanattı.
Paramparça ettiler yüreğimi.
Bir gün olsun elimden tutan olmadı.
Omuzlarıma çöküp duran yürekleri
hafifleten çıkmadı.
Sırtımdaki kambur
kırık kanatlarımın ağırlığı değil.
Hep aynı noktadan vurulan
kalbimin kanıydı.
Ne bir bakış,
ne bir “iyi misin?”
İnsanı asıl öldüren
bu değil de neydi, sevgili?
Neydi, sen söyle.
Islak kaldırımlar gibiyim.
Gözlerim hep buğulu.
Ellerimde kırık aynalar.
Umutlarım kirpik uçlarımda titriyor.
Seni unutamayan yanlarımdan
vuruyor hayat.
Acziyet değil bu,
aşk.
Ve ben hâlâ saramıyorum
yokluğunun açtığı
derin delikleri.
Hangi bant,
hangi bez sarabilir
yokluğunun
açtığı yaraları?
Galiba bu benim kaderim.
Ve ben hâlâ
aptalca bekliyorum.
Kaburgalarımda sen kırıkları.
Dilimde terk edilmiş sözcükler.
Her gece yokluğuna
üst üste yaktığım sigaralar…
Uslanmaz bir acı.
Senden hatıra değil de neydi?
Şimdi kalemin kâğıda.
Senin de bana
bakacak yüzün yok.
Ne desem eksik.
Ne yapsam
yarım kalıyorum.
Neden yarım kalan taraf
oluyorum,
hâlâ bilmiyorum.
Acı bedenimde kol geziyor.
Sensizlik bu.
Sensizlik.
Gece Mavisi & Asaf
21.01.2026 10:45
Kayıt Tarihi : 21.1.2026 12:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!