İstanbul doğum sancısı çeken kadın gibi bu gece. Güneş geceye esir düşmüş. Avuçladım yıldızları aya emanet ettim… Duygusallığımı sefere çıkardım, beni arıyorum alemin içinde yine!
Seslensem gelir misin?
Sevgiler kanatsız uçarmış ya hani?
Öyle uçmak istedim şimdi varmak istediğime.
Hüznün bulutları sardı her yanımı. Ağladım, ağladım, ağladım, göz yaşlarıma sarıldım..
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




hani insan bazen birçok şeyi anlatmak isterde kelimelere sığdıramaz ama bu şiirinizi okuyunca anlatılmak istenen herşey var gibi geldi çok güzel kaleminize sağlık sabiha hanım
tebrikler
Merhaba dost yürek seni, Çiniler diyarı KÜTAHYA isimli grubumuza davet ediyorum katılımın onur verecek
Göçmen kuşların mevsim tüketen ayrılıktan sonra -bu bir arayış değil, doğallık ve gerekliliktir- hiç aramadan bıraktığı yuvasına konuşunu çağrıştıran içten bağlılığın etkili anlatımı.Sevgi ve saygılar şaire.
**10**
yüreğine sağlık tebrikler..
Şiirinizi okurken süzüldü gözlerimden yaşlar, duygularıma sanki tercuman olmuş satırlar,
tebrik ediyorum
sevgilerimle
Şiirlerinizi okurken İlk satırla başlıyorum nefesimi tutmaya, o kadar derinlere götüren ifadeler varki, hayran kalmamak elde değil, yeni yeni şiirlerinizi okuyorum ama, bu gidişle müptela olursam hiç şaşmayın :)))
Sevgi ve saygılarımla
Şeyhmus SEVİLMEZ
Hüzünle birlikte terasa çıktım,rüzgar ne güzel esti.
Görünmüyordu ama okşamıştı tenimi,ALLAHIM görmüyorum,duymuyorum söylemiyorsun ama, içimde bunca zaman yanan senin sevgindir..
Varlığınla var olmaktayım,
Çok uzaktayım ALLAHIM çok uzaktayım sensiz kaybolmaktayım….
Kalbinizden Allah sevgisi eksik olmasın. Tebrikler, saygılar.
Varlığınla var olmaktayım,
Çok uzaktayım ALLAHIM çok uzaktayım sensiz kaybolmaktayım….
Çok güzel seşilmiş ve işlenmiş cümleler, yoklugundaki ve varlığı güzel anlatılmış.......
Tebrikler, selam ve saygılar.......
Varlığınla var olmaktayım,
Çok uzaktayım ALLAHIM çok uzaktayım sensiz kaybolmaktayım….
siz mi?
harikasınız
Anla işte!
Seni sevdim
Gönlüm gönlüne kondu
Senden başka yere uçamıyorum..
............
.
.
.......gönüldür konar işte
n'olacak cahil kalmış bir kere
yok ki okulu gitsin garibin
sürünür yaban gönüllerde
sürünür böyle işte.....
.........sözüm ona akıllı geçiniriz, bir de tahsil yapmışız ya bilmem kaç yıl.. yükseği eksik kalmamış...yönetmişiz bir şeyleri, kafamız çalışır, zekiyizdir de oldukça...
akrep yapmaz akrabanın yaptığını derler ya...
bize, bizden yakın akraba mı var?
bir türlü söz geçiremedik şu içimizdeki akrebe.
şu gönül dediğimiz, şu başıboş deli rüzgara.
nerde kaldı bizim aklımız, yönveren doğrulara..
ama biliyor musun?...aman boş ver be gülüm, bilmesen de olur.
gönüldür işte , ota mota konmaz, o gider en güzel yere konar. sevdiğinin gönlüne.....
Horlanır belki, itilir, saygı görmez ne bileyim aşağılanır işte duygular.
karşı tarafın da vardır doğruları, bir şey deyemeyiz
incinmez miyiz?
İnciniriiiizzzzzz gülüm...
bir bilseler nasıl inciniz
ne yapmak gerek?
hani, bir okulu olsa şu gönül'ün diyorum
ana sınıfından başlatacağım ya....
.
.
. Sabiş, söyletme beni her yazında.. döveceğim seni bak.
Bu şiir ile ilgili 13 tane yorum bulunmakta