Boğazımdan geçmez
Dolunay
Sensiz İstanbulsuzum...HIC
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bir yerde, bir söz, bir söze dokunup alev kesiliyor. Bir dize çıkıp geliyor buharı üstünde. Ve kim bilir nerede, durup dururken, biri, bine âşık oluyor. Orada dünya yeniden kuruluyor, hayat yepyeni bir anlama kavuşuyor. Biraz ötenizde bir anne, yüzü güneş gibi parlayarak, yeni doğmuş çocuğunu ilk kez kucaklıyor. Belki de siz, şimdi, çayınıza bir şeker atarak gülümsemeye duruyorsunuz. Sonra kendi kendinize, ‘nefes alıyorum ve hayal ediyorum’, diyorsunuz, ‘öyleyse bütün saadetler mümkündür’! İstanbulsuz kalsak bile... Tebrikler efendim, kaleminiz daim olsun...
2,5 dizede meramını anlatan sevgili şairi kutluyorum. paylaşım için teşekkürler..
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta