bir adın vardı,
gecenin en sessiz yerinde
açılan
bir yara gibi.
kimse bilmezdi
ben her sabah senden kalan
bir eksiklikle uyanırdım.
gökyüzü yerindeydi,
şehir bildiğim şehirdi,
sokaklar aynı sokaklar.
ama sen geçtikten sonra hiçbir şey
eski adını taşımadı.
bir kuş sürüsü dağıldı içimde,
bir deniz kabardı kıyılarımdan,
ve ben,
ilk kez kendi sesime yabancı kaldım.
ne zaman unutmaya kalksam,
rüzgar senden bir haber getirirdi.
bir perde kıpırdardı.
bir ışık düşerdi duvara.
bir çocuk gülerdi uzakta.
dünya durduğu yerden
sana benzemeye başlardı.
oysa ben, seni sevmeyi değil,
sende kaybolmayı öğrenmiştim.
çünkü bazı insanlar bir ömre misafir olmaz,
gelir,
takvimlerin yönünü değiştirir.
şimdi hangi mevsime baksam
bir parçan düşüyor gözlerime.
yağmur yağsa sen,
güneş doğsa sen,
gece uzasa sen.
sanki dünya,
adını söylememek için binlerce kılık değiştiriyor.
ve ben hala
bir gülüşünün bıraktığı aydınlıkta,
bir bakışının açtığı uçurumda,
aynı yerde bekliyorum.
gel desen geleceğimden değil,
git desen gidemeyeceğimden korkuyorum.
çünkü bazı vedalar vardır.
insan ayrılır,
ama kalbi gitmeyi unutuyor.
sen gittin.
gökyüzü yerinde kaldı,
şehir yerinde kaldı,
zaman yerinde kaldı.
bir tek ben,
içimde yıkılan bir dünyanın enkazında kaldım.
ve anladım ki,
insan bazen bir kişiyi değil,
o kişide kurduğu bütün geleceği özlüyormuş.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 20.06.2026 12:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!