Sen Senmisin Şiiri - Özgen Öz

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Özgen Öz
164

ŞİİR


23

TAKİPÇİ

Sen Senmisin

Özlemine kavuşmayı hayal et biraz —
kendi rüzgârınla dans ederken.
Hadi, tut kendi ellerinden.

Aşk için, hayalin için, özlemlerin için;
hayatta olma macerası için…
Aptal gibi görünmeyi göze alabilir misin?

Hangi gezegen hangi ayı belirler, umursama;
hangi çiçeğin dalından düşmez bir yaprakmış gibi
sayarlar her şeyi sıradan.
Zaman akar, sessizce geçer.

Oysa sen —
kendi acının merkezine dokundun mu?
Hayatın ihanetleriyle yaralandın mı,
yoksa daha fazla acı korkusuyla mı kapadın
kendi düşlerini mahzenlere?

Hadi…
Bir tanrının kızı gibi ilahlandır kendini.
Saklamadan, soldurmadan; ay ışığında yıka kendini.

Hadi, bir gün batımı dansı yap;
okyanusların serin dalgalarını hisset ayaklarının altında.
Gerçeğin parmakları seni uyarmadan tutarsa,
ellerimi bırakma —
benimle kaybolabilir misin?

Özgen Öz
Kayıt Tarihi : 22.04.2024 18:35:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


şehirde herkesin bildiği bir gölge gibiydi: sessiz, derin, gözleri hep ufka bakardı. Bir akşamüstü, göğe savrulan son güneşle birlikte, o kendi rüzgârını dinlemeye karar verdi. Küçük bir tepenin eteğinde durdu; etrafın sessizliği, içinde yıllardır biriktirdiği özlemlerin yankısını taşıyordu. Çocukken hayalleri, evin mahzenlerinde saklanmıştı — kırık bir müzik kutusunun içinde, tozlu raflarda. Hayat ona ihanet etmiş gibi gelmişti; sevdikleri uzaklaşmış, umutları yaralanmıştı. Güvenmeyi bırakmış, kalbini çelik kapılarla örmüştü. Ama o akşam farklıydı. Rüzgâr, yüzüne vururken maviye doğru bir davet bıraktı: “Dans et.” Aptal gibi görünmeye razı oldu. İlk adımını attı; rüzgâr adımlarını çaldı, gölgeler ritim tuttu. Her adımda eski korkular çatırdadı, mahzenin kapıları birer birer aralandı. İçinden gelen ses — nazik, ısrarcı — “kendini kutsallaştır” dedi. Kendisini bir tanrıça gibi sevdi; kırıklarını kutsal saydı. Ay ışığıyla yıkandı, denizin tuzunu teninde hissetti. O gece, bir yabancı belirdi: elinde dünya kadar alışılmış yalnızlığı vardı ama gözleri aynı rüzgârın izini taşıyordu. Uzunca baktılar. Elleri birbirine değdiğinde, gerçeğin parmakları onları uyarmadı; aksine, birlikte kaybolmanın davetini verdi. Kaybolmak korkutucu değildi artık — kaybolmak, yeniden doğmanın ilk adıydı. Sabah olduğunda, o artık eskisi gibi bir gölge değildi. Rüzgârın kızı olmuştu: kendi ellerinden tutan, aşktan korkmayan, hayallerini mahzenlerden çıkarıp gün ışığına seren bir kadın. Şehrin sokakları hâlâ aynıydı; ama o, her sokağa bir gün batımı dansı bırakıyordu. Ve bazen gecenin ortasında, ay ışığı altında, uzak bir dalın yaprağının düşüşünü saymaktan vazgeçip, sadece nefes alıyor — kendi rüzgârı ile dans ediyordu.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Duygu yüklü şiirinizi beğeniyle okudum
    Emeğine yüreğine sağlık sayın şair
    Saygılarımla

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)