Ey yolcu, sen misin sözü ıssız bozkırda arayan,
Anlamı dile değil de yosunlu taşa tarayan,
Asırları bir keskiden kalan çentikte saklayan?
*
Sen misin kadim hikmeti mermer izinden devşiren,
Sükûtla başlayan sesi taşta ölümsüzleştiren,
Ölümsüzlerden misin ki canı yokken çağ deviren?
*
Yabancı, sen misin düşü soğuk kayadan izleyen,
Gölgeleri suda değil, mabet taşından gözleyen,
Geceyi bir harf içinde derin oyukta gizleyen?
*
Sen misin kadim öğüdü çatlak sütundan okuyan,
Küllerle başlayan ömrü bengi satıra dokuyan,
Ölümsüzlerden misin ki teni yokken ruh koruyan?
*
Ey nakkaş, sen misin sırrı dik uçurumlardan soran,
Şafağı gökte değil de tozlu kitabede yoran,
Sonsuzu bir nokta içre suskun mühürlerle kuran?
*
Sen misin gerçek yazgıyı silik çizgilerden seçen,
Yoklukla başlayan varı taşla sonsuzluğa geçen,
Ölümsüzlerden misin ki doğmadan bengi su içen?
Kayıt Tarihi : 27.10.2026 17:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!