bir patikasın; önce köylere sonra uzaklara ulaşacaksın
havada zambak kokusu olacak.
yanında mor menekşeler, papatyalar, öte yanda dere gibi akacaksın
rengin hasret senin derlerse, gurbet olup mor dağlarda ağlayacaksın …
sen aşk şiirisin, kavuşmalar olacaksın.
/ bakma efkardır daima yakan, sigara ateşi ile mektupları bir ucundan
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Sen aşk şiirisin…
Çığ gibi büyüyeceksin, yıkmadan…
Ulaşacaksın zirveye,
Geçtiğin yerler dört mevsim bahar...
Sevgiyse aşksa silahın, sana inen darbeler, el sallamadan kaçmışsa bütün trenler ne yazar…
Yine anıt gibi ayakta duracaksın
direnişin ta kendisidir bakışın,
/ gülümseyen çocukları tutup kollarından, öyle ineceksin darağacından…
Yine öyle bir deryaydı ki…’Şiir’ di işte!
Tebrik ediyorum ‘Şair’i
Değerli dost sizi kutlar başarılarınızın devamını dilerim
Kavuşmalar..sevişmeler..yalnızlıklar..hayaller..ayrılıklar...olacaksın.SEN AŞK ŞİİRİSİN.muhteşem, ÜSTAD.Tam puan ve tebrikler.................Halil Şakir Taşçıoğlu
tam puanımı verip,listeme aldım.süper olmuş.saygılarımla
Cesitlidir sarkilarda, türkülerde, siirlerde, resimlerde dile gelen askin yollari…
Kimi asklar;
Bir patikayla baslar, köylere ve sonra cok uzaklara ulasir denizler asiri…
Belki bir nehir kenarinda sular akarken…
Belki de bir deniz kenarinda dalgalar yerini durgunluga birakirken…
Ya mor bir menekse, ya da bir gül…
Havada takili kalan beyaz bir zambak kokusunun yerini alarak …
Askin rengi hasret olur uzaklara, mor daglardan nehirlere akitarak göz yaslarini..
Kimi, nehirlerin denize kavustugu gibi kavusur, yerini sevgiye birakarak…
Kimi de efkar olur yanan sigara dumanlarinda takili kalir, yarim kalan hayallerde…
Bazen incecik tüller cekilir cirilciplak düslere…
Bazen bakislar yildiz olur gecenin sevisen hayallerine…
Yasam kavgasi karisir yürek ve beyinlerin kör dögüslerine…
Ama ask ve yasam, yine direnir…
Masum ve uslanmaz cocuklarin yüreklerindeki ask/sevda kokan gülüslerinden güc alarak…
Öyle sarhos ederki insani ask ve yasam;
Ne rakidan vazgecersin, ne kirmizi saraptan,
Ne ölü anilara karismis nikotin sarisi dumanlardan…
Ne de sonunda hep yapayalniz kalislardan…
Kimi, lacivertine gecelerin, kimi marti kanatlarina…
Kimi zaman, yakan ve terleten sari sicagina günesin…
Kimi, kirmizi gülün durup durup acitan dikenine takilir …
Kimi, kesfettigin adalarin limanlarina sigindirir,
Kumsallarinda gecenin yildizlarinin yakomozlarina karisir…
Denizden gelen rüzgarlara hayallerinin gözyaslari …
Gecer zamani dolunayin; karanlik olur geceler…
Göcmen kuslar terkeder sigindigin adayi…
Yildizlar, yakomazlarini denizlerinde…
Iste yine ayrilik zamanidir…
Yine tek basina kalir, ask siirlerimiz…
Deniz fenerlerinin isiklari sönmüs gibi…
Ask ve Yasam iyi ki varsiniz!
Uslanmaz cocuk yürekler sizsiz olmuyor !!!!
Irmaklardan akan sularin, nehirlere akmasi ve nehirlerin denizlere ulasarak cogalmasi gibi…
Alcalis ve yükselisleriyle dalgalar, kanunsuz,kuralsiz girdaplar icinde umut olup devam edecek hep... acik denizlerde yolculuklara ask siiri olup…
toplayarak sesleri duvarlardan, gözleri kilitsiz kapılardan hiç ayırmadan…
Arkadaşımın yazısını okuyunca dikkatimi çekti. Bölümleri okurken satırları uygun yerlerinden alt alta ayırıp dizdim kafamda. Tınısı akıcılığı bozulmadı. Ama öyle uzun bir şiir çıktı ki. İçinden bir kaç şiir çıkar.
'el sallamadan kaçmış bütün trenler, ayak seslerin ve gölgen tek başınasın
sen aşk şiirisin, ayrılıklar olacaksın.'
Şu sözlerin güzelliğine bakın. Kutluyorum yürekten ve tam puanımla.
ben, bir de rast gele satırlar seçerek okudum bu şiirden..bu nasıl bir matematik bu nasıl bir 'şiir yazma' her seferinde farklı bir şiir oluşuyor,şiir içinde binlerce şiir demek yani..biz bir tanesiyle uğraşaduralım,büyük usta böyle nispetler yapsın..
Bölüm sonlarının birbiriyle uyumu, şiiri güzelleştirmiş Üstad...Tebriklerimle...
direnişin ta kendisidir bakışın, elindeki bayrağı gururla sallayacaksın …
sen aşk şiirisin, mücadeleler olacaksın.
/ gülümseyen çocukları tutup kollarından, öyle ineceksin darağacından
Duyarli yureginizi kutluyor saygilar sunuyorum
hayallerdemi kalsa benim şiirm ne.....yine alıp içine götürüveren dizeler......tebrikler......teşekkürler......
Bu şiir ile ilgili 108 tane yorum bulunmakta