Gözlerin;
Bana baharı hatırlatsa da
Her halin, ayrı bir mavsimin güzelliğini taşırdı
Onlar bir çift okyanus gibi sessiz sessi çağlarken
O kara gözlerinde boğulmak istiyordu yüreğim
İşte sana karşı o kadar çaresizdim...
Saçların;
Şaha kalkmış atlar gibi
İpe sapa gelmez, iflah olmaz, hırçın
Şimşeklerin çaktığı yalçın kayalıklar gibi korkunç
Bense uçurumun dibinde diz çökmüş
İki elim iki dizimde başım önüme düşmüş...
Bir aman diliyorum amma ne hacet!
Kokun;
Cennetin kokusunu çaldığı yerdi
Bana vadedilmiş topraklar üzerinde yeşeren
Bin bir renkli çiçeğin kokusuna benzerdi
Burası öyle bir yer ki
Misk u anber kokuları kendilerinden utanır
Yüzleri kızarır gizleyemezlerdi
Ve ellerin;
Dünyanın bütün marifetli hekimlerinin
Beraberce yaptığı
Bütün dertlerime deva bir merhemdi
Bu mehem ki sürüldüğünde
Ruhumdaki bütün gedikleri kapetır
Bütün acımı dindirirdi
Ya şimdi!
Şimdiyse kaybettim o güzelliklere sahip ülkemi
Gözleri ama derviş misali
Sağa sola sürerek elimi
Yolumu bulmaya çalışıyorum
Yalnız ne dizlerimde takat
Ne yüreğide umut kalmış
Yine de bir medet diliyorum sevgiliden
Beni bu ızdıraptan kurtaracak bir medet! ! !
Kayıt Tarihi : 20.4.2010 14:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!