Şair Semanur PERİM – Edebiyatın ve Eğitimin Işığında Bir Ömür
Şair Semanur PERİM, köklerini eğitimci bir aileden almış; kitaplara, kelimelere ve edebiyata olan tutkusunu küçük yaşlardan itibaren içinde büyütmüştür. Okuma sevgisiyle dolu bir evde yetişen PERİM, ilk çocukluk yıllarından itibaren kütüphanelerle, şiirlerle ve klasik eserlerle iç içe yaşamıştır.
Ailesinden aldığı eğitim ışığı ve Cumhuriyet’in değerleriyle büyüyen PERİM, edebiyatı yalnızca bir sanat değil, aynı zamanda insan ruhuna dokunan bir iyileştirme ve bilinçlendirme aracı olarak görmüştür. Öğretmen olan yakınlarının rehberliğiyle, kalemin ve bilginin bir toplumu geleceğe taşıyan en önemli köprüler olduğuna inanmıştır.
Yazın yolculuğuna şiirlerle başlayan PERİM, her dizesinde insanın en derin duygularını, sevdayı, umudu ve yaşama tutunmayı işler. Onun şiirlerinde hem bireysel bir duyarlılık hem de toplumsal bir bilinç sezilir. Bu yönüyle o, yalnızca bir şair değil; aynı zamanda bir yol gösterici, bir düşünce kadınıdır.
Semanur PERİM’in eserleri, okuyucularını kelimelerin sıcak kucağında buluştururken; aynı zamanda eğitim ve edebiyatın hayatın temel taşı olduğunu hatırlatır. Çocuklara, gençlere ve yetişkinlere ilham olmayı sürdürürken, yazdıklarıyla geleceğe kalıcı izler bırakmaktadır.
Bugün onun adı, sadece bir şairin adı değil; aynı zamanda kitap sevgisinin, eğitimci bir aileden aldığı kültür mirasının ve edebiyata adanmış bir yaşamın simgesidir.
Eserleri
Gülüşünü Sevdiğim Diğer Yarıma 2021
Benim MAVİM olurmusun.? 2021
İçimden Gidenler 2022
Sevişmek Sanattır 2023
Güneşin Çocukları 2023
Cumhuriyetin Çocukları 2023
Sen Sıradan Değilsin 2024
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!