Yetim kızlar helal ise kendine,
Bazı veliler ederdi izdivaç.
Sadık kalmazdı evlilik akdine,
Mal ve mirasına konmaktı amaç.
Adaletli olacak ise geçim,
Vahyin muhatabı olan Resulullah:
“Bana Kur’ân okur musun ey Abdullah?”
Sahabe: “Size indirmiş iken Allah,
Ben mi okuyacağım” fesüphanallah!”
Peygamberimiz dinlemeyi severdi,
İçki bir anda haram kılınmamıştı,
Kimi bırakmış, kimi bırakmamıştı.
Yemekli-içkili ziyafet sonrası,
Verilmişti akşam namazı molası.
Şişede durduğu gibi durmamıştı,
Hasetle izliyordu,
Yahudi âlimleri.
Gerçeği gizliyordu,
Kavminin zalimleri.
Biliyorlar yüzde yüz,
Şirk en büyük günahtır,
Günahların içinde.
Rabbimiz bir ilahtır,
Buyurur ayetinde.
Allah’a ortak koşan,
Yahudi kendini savunur,
Nefsini çıkarır temize.
Gerçek öyle değil, avunur,
Allah bakar amelimize.
Güya günahları silinir,
Nikahta çok önemli bir mesele; mehir,
Vakti; hemen veya edilebilir tehir.
Erkek evlenirken verir para ya da mal,
Edilmemeli bu ilahi emir ihmal.
Ne işi olur ki şirkle,
Fakat anlaştı müşrikle.
Secde ettiler putuna,
İnandılar tağutuna.
Bu kaçıncı ihanet?
İman ne büyük nimetmiş,
Bilinir hesap gününde.
Kim, nerede, neler etmiş?
Hepsi görünür önünde.
İnkâr eden görür azap,
Sefihin vekili veli ya da vasî,
Olmamalı Allah’ın emrine âsi.
Onları yedirip içirip giydirsin,
Bakımını güzel şekilde üstlensin.
Yetim, ergenlik çağına gelincesi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!