Belinle mi düşünüyorsun,beyninle mi?
Elinle mi yazıyorsun,kaleminle mi?
Dilin söyler elbet beynin gönderdiğini;
Sen dilinle mi konuşursun,kalbinle mi?
Teninle mi dokunursun ruhunla mı?
Bilmen gereken şeyler var ama bilmemen gerek...
Gelgitler vuruyor aklımın kıyı şeridine;
Kendimi sende buluyorum, bulduğum yerde kendimi arıyorum.
Kaç şiire ilham oldun,
Kaç dizede geçti adın?
Düşün işte;
Bir martı kadar olamadın...
Başlamadan önce yazmaya,
doldurmadan önce sayfayı keşkelerle,
oturup kağıdın beyazlığını izliyorum.
Duruluğunu, saflığını, hacmini…
Diyorum ki, işte böyle beklemiş, böyle karşılamıştım onu.
Böyle aralamıştım kapılarımı…
Fazla vaktim yok.
Bir şiir bırakıp döneceğim.
Antalya girdi içime...
Falezler kadar yüksek uçurumlarım.
Deniz, boğulacak kadar güzel...
Yemin ederim sayamadım kaç defa yazıp sildiğimi.
Anlatamıyorum.
Bunun bir tarifi yok!
Yapamıyorum…
Nasıl gidersin benden, nasıl!
Bunun bir izahı yok…
Bir elinde silgi,
Diğerinde ilgi
O kendini,ilgisi içime sinmeden sildi...
Gitti,
Satır başlarıma nokta gibi bitti
İzi kaldı sayfalarımda tadının
" Kadın dediğin " diye cümleye başlamadan önce
kendine ne kadar adam diyebileceğini düşün!
Hiç zorlama kendini
Kendini kandırma.
Dört dörtlük değilken,
dört dörtlük cümleler kurma!
Biz ki,
Aynı limanda iki ayrı yelkenli…
Ah sevgimden habersiz sevgili;
Gözlerine değip yüreğime çarpan dalgalar,
Benliğimi alıp, dolduruyor içime senden taneleri…
Boş ver dediğim ne varsa,
Doldurup geri versem,
Açsam yüreğinin kapaklarını,
Zorla içirsem...
Bilirim, yine yarım kalır yutkunmalar,
Nefes alışlar, tat almalar…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!