Sessiz ol, sessiz ol genç adam!
Bu gün iniyoruz şehrin derinliklerine.
Artık doğrudan başka her şey yalan,
Sabret katlanacaksın hakkın dediklerine.
Sessizce seyreyle şimdi, durup şu hali;
Kalpleri bozulmuş olan bu mahluklara bak!
Kaybolmuş ecnebi gibi, budur ahvali
Sence yok mu bunlarla hiç aranda fark?
Kimi soytarı, kimi domuz, kimi her şeyde hâris!
Kimisi takmış kafayı iki günlük bedene.
Üzgünüm yok gibi, gelecek nesillere vâris
Yazık değil mi yatan topraktaki dedene?
Bak yüzleri ekşiyor, bahsedince ahlaktan,
“Günah yok mu hiç senin bahsedeceğin şeyde?”
Sapık artık korkmuyor, aydınlatan sabahtan,
Alenice işliyor şeytanlığı, her yerde.
Başıboş kalmış zannediyor kendini;
“Görülmüyor burada hapis cezası falan.”
Boşver dolduralım günah kadehini
Daha genciz biz, zaten ölüm yok! Hep yalan.
Şu yoksullar, garibanlar ortada hep sahipsiz;
Vur şaplağı ensesine, al lokmasını!
Saçmalama! Hiç kazanç olur mu faizsiz ?
Zor zamanda bilicen karnı, tok tutmasını.
Gel gel hadi şuradan bir dost edinelim,
Belki faidesi olur girdiğimiz yerde bizlere.
Durmayıp bizi tanıması için yolculuğa gidelim.
Saklarız yüzümüzü, kapılmaz haklı yeislere.
“Bakmasana bana öyle sen dalkavuk adam”;
Hepimizin yaptığı ekmek parası için.
Fırın kuyruğuna çıplak turistleşmiş madam;
Ondan medeniyet algısı, onun bu biçim!
“Eşe dosta yardım mı? şuan kötü durumum”
Yokluğumdan sebeple, taktığım zümrüt takı.
Elbet eller görecek diye benim sunumum.
Yoksa ne diye sence bardağı altın rakı?
İşte hayvandan beter, otlayan ahmak sürüsü! Neden burda bilmiyor, ilgilenmiyor.
İyi güden olmazsa bunlar ne için yürüsün,
Bin yılda yaşasa yine bilgilenmiyor.
(5 ekim 2024)
Muhammed Sencer ServiKayıt Tarihi : 11.7.2025 16:02:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!